GEMİ İNŞA SEKTÖRÜ VE YANS İKİ AYDA BİR YAYINLANIR• OCAK-ŞUBAT 2009• YIL1• SAY6I • 4.5TL• 1 .., ~- dsyg www.dogayayin.com
çevreyi kirletmez ~ALDAĞ www.aldag.com. tr İSTANBUL BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ANKARABÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ iZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ BURSABÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ADANA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Tel :(0216)4516204Pbx Tel :(0312)4414182Pbx Tel :(0232)4490088 Tel :(0224)2111536Pbx Tel :(0322)4560099pbx Faks :(0216)4516205 Faks :(0312)4419276 Faks :(0232)4498788 Faks :(0224)2111538 Faks :(0322)4560130 E-mail: aldag@aldag.com.tr
OCAK/ ŞUBAT 2009 YIL1•SAYl6 İçindekiler _______________ _ Kapak fotoğrafı: Sertaç Aytaç/ DesanTersanesi 4 Haber 8 Güncel Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Teknik Kongresi 10 Görüş Alt işverenlik Yönetmeliği Hakkında Kemal Battal/ İMEAK Deniz Ticaret Odası AB Danışmanı 12 Mercek Altı Türk Loydu Vakfı Teknik Eleman Yetiştirme Merkezi 14 Röportaj Kaya Yapı'dan İş Güvenliği Çözümleri 16 Röportaj Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt 20 Teknik TIG Kaynağı Yöntemi 24 Tersane Desan Tersanesi 32 Denizaşırı Savurmalı (Santrifüj) Filtrasyon 36 Güvenlik Kişisel Koruyucu Donanım 40 Makale Balonla Denize İndirme
ıer, GEMİ İNŞA SEKTÖRÜ VE YAN SANAYİSİ DERGİSİ Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü İsmail Ceyhan iceyhan@dogayayin.com Yazıişleri Müdürü Sertaç Aytaç sertacaytac@dogayayin.com Yazı işleri Uğur Doğan ugurdogan@dogayayin.com Reklam Müdürü Asrin Bakır Gerçek asrinbakir@dogayayin.com Reklam Sorumlusu Meltem Özdemir meltemozdemir@dogayayin.com Abone ve Okur Sorumlusu Diler Sunay abone@dogayayin.com Grafik Altan üren Elif Cankan Hicran Sopaoğlu Sayfa Düzeni Ömer Duman Ulaştırma ve Dağıtım Yavuz Erdoğan Baskı ve Cilt Altan Basım Ltd. - Aydın Avcı Yüzyıl Matbaacılar Sitesi / Bağcılar Tel: 0212. 629 03 74 Yayınlayan Doğa Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. - dsyg Yönetim Yeri: Ali Nazım Sk. No: 30 Koşuyolu 34718 Kadıköy/İSTANBUL Tel: 0216 327 80 10 Fax: 0216 327 79 25 lnternet: www.dogayayin.com E-posta: info@dogayayin.com Fiyatı: 4.50 YTL. Yıllık Abone: 25.00 YTL. © 2008 Doğa Yayıncılık Ltd. Şti. ISSN:1307-9204 2 ayda bir yayımlanır. ~ Se«tOrct Yayıncılar l ,,ı,_I De<~ıüvostctır ~~ www.seyad.org TOm T0r1dye'de d"4ıtılmektodırBasın Kanunu'na q6rı yerel sOrell yayındır Editör Bir ''Meydan Okuma''; MİLGEM T ürkiye'nin, kendi savaş gemisini tasarlayıp, inşa edebilen sınırlı sayıdaki ülke arasına girmesini sağlayan ve Deniz Kuvvetleri'nin öncülüğünde, Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın desteğiyle gerçekleştirilen MİLGEM Projesi tüm hızıyla devam ediyor ... Milli kaynakların azami ölçüde kullanılarak 12 korvet gemi inşasının öngörüldüğü projenin ilk gemisi olan TCG Heybeliada geçtiğimiz eylül ayında denize indirildi... 2011 yılında hizmete girmesi planlanan TCGHeybeliada'da yüzde 65 oranında yerli kaynak kullanılıyor. Bu oran, sonraki inşalarda yüzde 80'i aşacak. Askeri gemilerde yerli katkı payının yüzde lO'ların bile çok altında olduğu dönemlerden, kısa bir süre içinde bu kadar yüksek oranlara ulaşılması büyük bir başarı ... MİLGEM sınıfı korvetler, seri olarak inşa edilmeye başlayınca, ülkenin en önemli sanayi savunma sanayii ihraç ürünlerinden de birisi olacak. Her yönüyle, bir "meydan okuma" anlamı da taşıyan proje, Türk gemi inşa sektörü ve özellikle gemi yan sanayii için de büyük fırsatlar yaratıyor... Yan sanayi firmaları, projeye tedarikçi olarak girebilmek için ürün kalitelerini yükselme yönünde ciddi ve başarılı faaliyetler yürütüyorlar. Özel tersaneler ise projede yer almak için sabırsızlık içindeler ... MİLGEM Projesi'nin (Milli Gemi) "startını veren ve isim babası" olan Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt ile yaptığımız röportaj, geçmişe dair problemleri ve neden böyle bir projeye ihtiyaç duyulduğunu, en yetkili ağızdan anlatması bakımından çok ilginç detaylar içeriyor; ilerleyen sayfalarda keyifle okuyacağınızı tahmin ediyoruz ... Bir sonraki sayıda görüşmek ümidiyle... Sertaç Aytaç sertacaytac@dogayayin.com tersane • ocak-şubat 2009 3
Aliağa Ticaret Odası'ndan GemiSökümSektörüneDestek ' İ Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, global krizin etkilerinin reel sektörde görüldüğünü belirterek, Aliağa'da TOKİ'ye ait parsellerde kiracı olarak faaliyet gösteren gemi söküm sektörünün kiralarının düşürülmesi gerektiğini belirtti. Aliağa'da faaliyet gösteren Türkiye'nin tek gemi söküm sektörünün ülke ekonomisine artı değer kazandırdığına değinen Saka,sektörün ekonomik kriz ortamında ayakta durma mücadelesi verdiğini söyledi. Saka;"Sektör, daha önce arsa ofisine ait olan, daha sonra TOKİ'ye devredilen parsellerde kiracı olarak bulunuyor. TOKİ'ye ödenen parsel kiralarının indirilmesi en azından bu zor zamanlarda sektörün ayakta durmasına imkan sağlayabilir" dedi. Konuyla ilgili olarak Gemi Söküm Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka 4 tersane • ocak-şubat 2009 sektörünün TOKİ'ye kira indirim talebiyle başvurduğunu belirten Saka, "Dünya ölçeğinde rekabet içeren sektörde, Oda üyelerimizden oluşan gemi söküm sektörümüzün yaşaması için kira bedellerinin düşürülmesini, mevcut kira borçlarının da bu zor dönem atlatılıncaya kadar ertelenmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. 2008'de Aliağa İskelelerinde 40 Milyon Ton Elleçleme Yapıldı Son yıllarda denizcilik sektöründe dikkat çeken bölgelerden olan Aliağa'daki iskelelerde, 2008 yılında 40 milyon ton yükleme ve boşaltma işlemi (elleçleme) gerçekleştiği bildirildi. Aliağa Ticaret Odası Başkanı ve TOBB Ticaret Odaları Konsey Üyesi Adnan Saka, global krize karşın yoğunlukla akaryakıt sektörüne bağlı olarak ilçeye 2008 yılında 4 bin 471 gemi geldiğini ifade etti. 2008 yılına dair Aliağa ilçesindeki deniz hareketliliği ve limanların yükleme boşaltma rakamları hakkında bilgi veren Aliağa Ticaret Odası Başkanı Saka, "2008 yılında Aliağa'daki liman ve iskelelerden 12ayda 14 milyon 353 bin 171ton yükleme, 26 milyon 184 bin 54 ton boşaltma olmak üzere toplam 40 milyon 537 bin 225 ton elleçleme yapıldı. 2008 yılında Aliağa'daki iskelelere toplam 4 bin 471gemi geldi" dedi. 2007 yılında Aliağa'daki iskelelerde 37 milyon 401 bin 322 ton yükleme boşaltma işlemi gerçekleştirilmiş, yıl boyunca da 4 bin 386 gemi gelmişti. Aliağa'da HABAŞ, İzmir Demir Çelik, Batıçim, Ege Çelik, Ege Gübre, Petrol Ofisi ve Petkim, Total, Egegaz ve TÜPRAŞ'a ait toplam 11iskele bulunuyor. DTO İzmir Şubesi Medya Yarışması Düzenliyor eniz Ticaret Odası İzmir Şubesi, Ege Bölgesi'nde denizcilik ve deniz ticaretinin kamuoyunda daha etkin biçimde tanıtılması amacı ile "6. Medya Yarışması"nı düzenliyor. Haber, inceleme-araştırma, röportaj ve fotoğraf dallarında düzenlenecek olan yarışma için gönderilecek eserlerin 2008 yılına ait olması, "Serbest Fotoğraf Dalı" hariç yıl sonuna kadar yazılı ve görsel basında yayınlanmış olması ve Ege Bölgesi'nde deniz ticareti, deniz taşımacılığı ve deniz temizliği ile ilgili olması gerekiyor. Yarışmaya gönderilecek eserler, 27 Şubat 2009 Cuma gününe kadar Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Basın Danışmanlığı'na teslim edilebilecek. Rotterdam Heyeti, DTO İzmir Şubesi'ni Ziyaret Etti Hollanda Ekonomi Bakanlığı, Türkiye ile Hollanda arasında iş olanaklarını araştırmak ve yeni fırsatlar yaratmak amacı ile 2328 Kasım tarihleri arasında Türkiye'ye iş heyeti ziyareti düzenledi. Bu ziyaret kapsamında Ekonomi ve Çevreden Sorumlu Rotterdem Belediye Başkan Yardımcısı Mark Harbers ile Gemicilik ve Transport Koleji yetkilisi Danny Terlouw, Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi'ni ziyaret etti. Heyete, DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Geza Dologh tarafından "İzmir Limanı Faaliyetleri" ile ilgili olarak bir brifing verildi. ~
Gemi Mühendisleri Odası 54 Yaşında ürk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne bağlı ilk oda olarak, 11 Aralık 1954 tarihinde birinci olağan genel kurulunu gerçekleştirerek kurulan Gemi Mühendisleri Odası, 54. kuruluş yıldönümünü kutladı. GMO'nun 54. kuruluş yıldönümü kutlaması, 11 Aralık 2008 tarihinin kurban bayramına rastlaması sebebiyle 19 Aralık 2008 Cuma günü Tuzla'daki Oda Lokali'nde gerçekleştirildi. Boya Denetmenliği Sertifikalandırma Kursu Gemi Mühendisleri Odası Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (GEMİSEM), "Boya Denetmenliği Sertifikalandırma Kursu" düzenledi. Türk Loydu Vakfı Eğitim Tesisleri'nde, 19-24 Ocak 2008 tarihleri arasında düzenlenen kurs, Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Gemi inşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü işbirliği ile gerçekleştirildi. IMO Koruyucu Kaplama Performans Standardı uyarınca eşdeğer yetkinliğe sahip boya denetmeni yetiştirilmesini ve belgelenmesini amaçlayan ve Hempel, İnternational ve Jotun firmalarının katkıları ile düzenlenen kursta, "eşdeğer yetkinlik"le ilgili olarak Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) gereklerine uygun olarak, IMO Koruyucu Kaplama Performans Standardı ile birleştirilmiş derslerden oluşan bir müfredat uygulandı. Yapılan sınav sonucunda başarılı olan katılımcılara Milli Eğitim Bakanlığı ve Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı onaylı sertifika verildi. 't.- Türk Loydu Vakfı Yeni Hizmet Binası Açıldı ürk Loydu Vakfı'nın yeni hizmet binası ve Teknik Eleman Yetiştirme Merkezi, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da katılımıyla açıldı. Türk Loydu Vakfı'nın Tuzla'da yer alan merkezindeki eski hizmet binasının yanında yer alan yeni hizmet binasının açılışı, 20 Aralık 2009 tarihinde gerçekleştirildi. Türk Loydu Vakfı Teknik Eleman Yetiştirme Merkezi de yeni hizmet binasının içinde yer alan 7 eğitim salonunda denizcilik ve tersanecilikle ilgili eğitim faaliyetlerini sürdürecek. "- Boru ve Ek Parçaları Fuarı 2009 Desan'dan Türkiye'nin Ticaret Filosuna Yeni Bir Gemi O esan Tersanesi, Çamlıca Denizcilik için inşa ettiği "NENA" isimli tankeri törenle suya indirdi. Yaklaşık 18 aylık bir çalışma sonucu yapımı tamamlanan 6400 dwt'lik NB-20 / NENA, petrol ve kimyasal yükler taşımaya uygun olarak inşa edildi. NB-20 / NENA, Desan Tersanesi Kaptanoğlu Holding bünyesinde faaliyete başladıktan bu yana tamamlanarak suya indirilen 4. gemi oldu. '4. Kriz Yatçılık Sektörünü de Vurdu üm dünyayı etkisi altına alan mali kriz Türkiye'de de etkisini giderek daha fazla hissettiriyor. Mali krizden olumsuz etkilenen sanayici ve işadamlarının ilk çare olarak yatlarını satışa çıkarmaları yat fiyatlarında yüzde 50'Iere varan oranda düşüşlere neden olurken, bu durum yatçılık ürk boru sektörünün Türkiye'de- Her türlü boru ve ek parçaları sektörünü sıkıntıya soktu. ki ilk ve tek fuarı olan Boru ve Ek üreticileri ile zengin bir ziyaretçi Parçaları Fuarı, 2009 yılında B o R u® profilini buluşturacak olan beşinci buluşmasına hazırla- 5. Uluslararası Boru ve Ek nıyor. İhlas Fuarcılık tarafından organize edilen ve geçtiğimiz mart ayında dördüncüsü düzenlenen Boru ve Ek Parçaları Fuarı, 5-8 Mart () Parçaları Fuarı'nda sergilenecek ürünler şunlar: Plastik, çelik, paslanmaz, metal, galvaniz, dökme, termal, bakır, beton, asbest, alü2009 tarihleri arasında is- 2 0 tanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek. Fuar İSKİ, UGET AM, KOSGEB,DÇÜD,POMSAD, ÇEBİD ve GESAD tarafından destekleniyor. 0 9 minyum ve demir borular, boru hammaddeleri, boru üretim makineleri, teknoloji ekipmanları, ölçme ve kontrol ekipmanları ve ek parçaları. "- "Denizi seven yatırımcılar için ikinci el yat almanın tam zamanı" diyen Viramar Yatçılık'ın Genel Müdürü Aslan Şişman şu yorumlarda bulunuyor: "İstanbul'un Kalamış ve Ataköy yat limanlarında bağlı bulunan yat ve teknelerde krizle birlikte baş gösteren satışlar, fiyatları yüzde SO'lerin altına düşürdü. Her geçen gün satılık yat sayısı artarken, yat ve teknesini satışa çıkaranların profiline bakıldığında küçük ve orta boy işletme sahipleri ilk sırada yer alıyor. " "" tersane • ocak-şubat 2009 5
SeaMateZehirli BoyaTeknolojisiniEkonomik Fiyatla Buluşturuyor otun Boya, en yeni zehirli boya teknolojisini ekonomik fiyatla buluşturduğu ürünü SeaMate'i piyasaya sundu. Uluslararası Denizcilik Organizasyonu tarafından 1Ocak2008 tarihinden itibaren mecbur tutulan TBT mevzuatına uygunluk gösteren kalaysız zehirli boya SeaMate, gerçek hidrolize tipi silyl acrilate teknolojisi ile üretiliyor. Ürün, selfsmoothing ve selfpolishing özelliklerine sahip. Premium zehirli boyalar kategorisinde yer alan SeaMate 12-26 mil hızla seyir halinde bulunan tüm gemilerde yakıt kullanımında ve karbon yayılımında belirli bir azalma sağlıyor. Mekanik hasarlara karşı da sağlam bir yüzey oluşturan SeaMate, havuzlama maliyetlerinin yükselmesi konusunda endişe duyan gemi sahiplerine, her gemi tipi için sadece 2 kat uygulanarak 60 aylık koruma sağlıyor. Jotun Boya Deniz Boyaları Müdürü Tunç Kazancıoğlu, SeaMate'in SeaQuantum ve SeaForce arasındaki önemli bir pazar boşluğunu doldurduğunu belirterek, "SeaMate, 2000 yılında lansmanını yaptığımız ilk kalaysız zehirli boyamız SeaQuantum ile çoğu özelliği paylaşırken, aynı zamanda özellikle tanker ve yük gemileri için daha ekonomik silyl acrilate alternatifidir" diyor. ÇelikTekne,IFS EntegreTersaneYönetimini Tercih Etti ürkiye'de IFS Uygulamaları'nı benimseyen 15.tersane Galatasaray Holding şirketleri arasında yer alan Çelik Tekne oldu. "Dinamizm ve Verimlilik" ilkelerini sloganlaştıran Çelik Tekne, IFS Uygulamaları ile küresel rekabet arenasında daha etkin olmayı hedefliyor. Gemi tasarımı ve inşasına yönelik ek modülleriyle tersanelerin tercihi olan IFS Entegre Tersane Yönetimi, verimlilik artışı ve maliyet avantajları sunarak kurumların rekabet gücünü artırıyor. Küresel kriz nedeniyle birçok sektörde düşen kar marjları şirketleri daha etkin ve verimli çalışmanın yanı sıra maliyetleri denetim altına almaya zorluyor. Çelik Tekne de IFS Entegre Tersane Yönetimi ile proje ma6 tersane • ocak-şubat 2009 liyetlerini kontrol altına almayı, karlılığı ve verimliliği yükseltmeyi hedefliyor. IFS Entegre Tersane Yönetimi ile tüm departmanlar entegre edilerek kurumsal bilginin kesintisiz dağılımı sağlanırken, bilgilerde oluşan tekrarlar ve hatalar en düşük seviyeye çekilecek. Böylece her departman sadece kendi işine odaklanırken iş süreçlerinde de toplam bir kalite artışı sağlanabilecek. IFS ile etkin bir planlama anlayışının hayata geçmesi beklenirken, plan doğrultusunda ölçümleme yapabilmek ve riskli noktaları ortaya çıkmadan önce görebilmek de mümkün olabilecek. Stok yönetimi, bütçe ve maliyet kalemleri ise ayrı ayrı ve anlık olarak izlenebilecek. 3. Denizcilikve Gemi Finansı Konferansı Bu yıl 3.'sü düzenlenen Türk Denizciliği ve Gemi Finansmanı Konferansı, İstanbul Hyatt Regency Hotel'de 19-20 Kasım 2008 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Lloyd's Shipping Economist'in düzenlediği konferansın teması, dünyadaki ekonomik krizin denizcilik piyasasının etkilerine paralel olarak "Önlem zamanı mı yatırım zamanı mı?" olarak belirlendi. qllrPINC 3.-dD"V''- 9°<P"""<JE :n::r.,-,• :,:-: TurkishShipping & Ship Finance Conference 2008 Başkanlığını Arkas Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas'ın yaptığı konferansa, Türkiye ve dünya denizcilik sektörünün önemli isimleri katıldı. Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan, Denizbank Baş Ekonomisti Saruhan Özel, Dol/ Shipping Consuıtancy'nin Genel Müdürü Fred Doll'un da konuşmacıları arasında yer aldığı konferansta Alman Hypovereinsbank Bankası Genel Müdürü ve Global Gemicilik Bölümü Başkanı lngmar Loges, Türk gemi finansmanı piyasasındaki riskleri ve rekabeti anlattı. Garanti Bankası Ticari Bankacılık Pazarlama Koordinatörü Recep Bastuğ ise Türk bankacılık sektöründen finans sağlamayla ilgili genel bilgiler verdi.
SMM İstanbul'09 Tamamlandı J luslararası nitelik taşıyan yeni ih· tisas fuarı SMM İstanbul 09, Hamburg Messe ve ortağı Goca Fuarcılık tarafından 21· 23 Ocak 2009 tarihleri arasında, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli salonunda gerçekleştirildi. Açılışı, Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci, Deniz Ticaret Müsteşarlığı Gemi inşa ve Tersaneler Genel Müdürü Yaşar Aytaş, Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli, Hamburg Messe Genel Müdürü Bernd Aufderheide, Goca Fuarcılık Genel Müdürü Fatih Goca'nın katılımıyla gerçekleştirilen SMM istanbul'09 Fuarı'na 3 günlük bir konferans eşlik etti. Türk gemi inşa sanayinden 15 tersane ve 20'den fazla ülkeden 150'nin üzerinde firmanın katılımı ile gerçekleşen SMM İstanbul, Hamburg dışındaki ilk dünya çıkarmasında da katılımcı sayısı ve sunduğu iş potansiyeli ile başarısını kanıtladı. Fuarla birlikte gerçekleştirilen konferansta ise gemi ve liman güvenliği, pazar geliştirmeleri, Türk gemi yapımı pazarı / Hazar ve Karadeniz bölgesinde Türk gemi yapımı ola· nakları, Türkiye'de gemi finansmanı ve Türk tersaneleri için rüzgar enerjisi pazarı gibi konular ele alındı. '\. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım GİSBİR'i Ziyaret Etti !aştırma Bakanı Binali Yıldırım, beraberinde Rusya Federasyonu Ulaştırma Bakanı lgor E. Levitin'le 17 Aralık 2008 tarihinde GİSBİR'i ziyaret etti. Ziyaret nedeniyle gerçekleştirilen toplantıya, Ulaştırma Bakanı Bi· nali Yıldırım ve Rusya Federasyonu Ulaştırma Bakanı lgor E. Levitin'in yanı sıra, GİSBİR Konsey Başkanı Kenan Torlak, GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bayrak, GİSBİR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erkan Selah, GİSBİR Danışma Kurulu Başkanı Celal Çiçek ile Çiçek Shipyard Genel Müdürü Berke Çiçek ve Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli katıldı. Toplantıda konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk gemi inşa sanayinin gelişim çizgisi, potansiyeli ve projelerinden söz etti. Yıldırım, Türk gemi inşa sanayinin GISBIR modern ve yüksek teknolojiye dayalı, kalite ve fiyat konu- --:~-- sunda çeşitli ve de- iiBKlTe oeüşASANA ğişik seçenekler içe- ISEtqORAAPORll..2008 ren, spesifik gemi türlerine yatkınlık gösteren bir niteliğe sahip olduğunu be· lirterek, Rusya Devleti'nin ve özel sektörünün istekleri ve ihtiyaçları ko· nusunda işbirliğine hazır olduğunu ifade etti. Rusya Ulaştırma Bakanı lgor E. Levitin ise, Türk gemi inşa sanayinde kalite ve dayanıklılık faktörlerinin ön plana çıktığını belirterek, bir iki yıl içinde uluslararası gemilere açılacak olan su yolları için yeni bir filo oluşturma ihtiyacı içinde olduklarını aktardı. Levitin, Rusya'nın mevcut filosunun ve tersanelerinin modern bir yapıda olmadığını belirterek. Türk gemi inşa sanayinin bu konuda kamu ve özel sektör şirketleriyle işbirliği içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Son dönemlerde enerji yatırımlarına yönelen yönelen bazı Rus iş adamlarının yeni teknoloji konusunda bilgi sahibi olan yeni ortaklar arayışında olduğunu söyleyen Levitin bu kapsamda, Türk gemi inşa sanayici· !eriyle Rus özel ve kamu sektör temsilcilerini bir araya getirerek görüşme yapmayı sağlayacağını ifade etti. Levitin, gemilerin dizaynı konunda da Türk tersaneleri ve dizayn firmalarıyla işbirliği kurulmasının önemine dikkat çekti. Türkiye Gemi İnşa Sanayi Sektör Raporu Yayımlandı Türkiye Gemi inşa Sanayicileri Birliği tarafından hazırlanan "Türki· ye Gemi inşa Sanayi Sektör Raporu2008" yayımlandı. Yayımlanan raporda gemi inşa sanayinin içinde bulunduğu durum, sürdürülebilir reka· betin devamlılığı için alınması gereken acil önlemler ve yakın vadede alınması gereken önlemler de yer alıyor. tersane • ocak·şubat 2009 7
güncel Gemi İnşaatı ve DenizTeknolojisi Teknik Kongresi Gemi Mühendisleri Odası (GMO) tarafından organize edilen Gemi inşaatı ve Deniz Teknolojisi Teknik Kongresi, 24-25 Kasım tarihlerinde İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde yapıldı. T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı'nın desteğiyle düzenlenen kongre Gemi Mühendisleri Odası, Türk Loydu Vakfı, İTÜ Gemi inşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi, YTÜ Makina Fakültesi Gemi inşaatı ve Gemi Makinaları Bölümü, KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisliği Bölümü'nün işbirliği ile gerçekleştirildi. Kongrenin açılışını GMO Başkanı Tansel Timur kısa bir konuşma ile gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mustafa insel ise kongrenin özellikle teknolojik gelişmelerin değerlendirilmesi açısından çok önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali İhsan Aldoğan da açılışta yaptığı konuşmada, Türk gemi inşaa sanayinin 2002 yılından itibaren gerçek8 tersane • ocak·şubal 2009 leştirdiği atılımla, Türkiye'nin en hızlı büyüyen sektörü olduğunu vurguladı. Sektöre yapılan yatırımların da arttığını belirten Aldoğan, 2002 yılında 32 olan tersane sayısının bugün 84 olduğunu, 2013 yılında bu sayının 140'a ulaşmasının beklendiğini ifade ederek, bu tersanelerde 200 bin kişinin istihdam edileceğini belirtti. Fakültelerinde "Küçük Tekneler ve Yat Tasarımcılığı" adı altında bir bölüm ya da program başlatmak istediklerini dile getiren Aldoğan, sektör için İTÜ'nün etkin bir rol üstleneceğini vurguladı. Kongrenin açılışında konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, ülke ekonomisinin lokomotifi olacağını söylediği denizcilik ve gemi inşaatı sektörünün, son yıllardaki ivmesinin konuşulması yerine, iş kazalarından dolayı tartışılan bir sektör haline geldiğini belirterek, sektörün eğitilmiş insan ve teknolojik altyapı ihtiyacını karşılayacak kurumların üniversiteler olduğunu söyledi. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin başında sanayi üretiminin artırılması, ihracatın yükseltilmesi ve işsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmaların geldiğini vurgulayan Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu da, bu hedeflere ulaşmada gemi inşaa sanayiinin çok önemli olduğunu belirtti. Tekne imal sanayi ve mega yat inşasında büyük bir gelişme kaydedildiğini ifade eden Naiboğlu gemi, yat inşaatı ve yan sanayinin bütünsel bir plan içerisinde geliştirilmesine yönelik olarak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından Türkiye Tersaneler Master Planı'nın da yaptırıldığını hatırlattı. Türk Tersaneleri ve Sorunları Paneli Açılışın ardından gerçekleştirilen Türk Tersaneleri ve Sorunları Paneli'nde konuşan Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürü Yaşar Duran Aytaş, ekonomik krizin diğer sektörler gibi gemi inşaa sektörünü de etkilediğini söyleyerek krizin, sektörde birçok gemi inşasının iptaline ve durdurulmasına sebep olduğunu belirtti. Prof. Dr. Yücel Odabaşı: "Bankalara bel bağlamak yanlış" İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel
Odabaşı da Türkiye'deki tersanelerde en çok tartışılan konunun, tersanelerin sıkıştığı alanlar olduğuna vurgu yaparak, tersanelerde meydana gelen iş kazalarının ön plana çıktığını ama bunun sadece gemi sanayinde meydana gelen iş kazalarıyla sınırlı olmadığını belirtti. Denizcilik ve gemi inşaa sanayinin ekonomik krizden çok ciddi bir şekilde etkilendiğini anlatan Odabaşı, Türkiye'deki bankalara bel bağlamanın şu an için yanlış olacağını vurguladı. Mustafa Onar: "Yan sanayinin ülke ekonomisine katkısı göz artı edilemez" GESAD Genel Sekreteri Mustafa Onar ise, gemi sanayinin yaşadığı yükselmenin ileriki yıllarda Türkiye'ye büyük fayda sağlayacağına değinerek, bu başarının sadece tersanelerle sınırlı kalmadığını, bunun içinde yan sanayinin ve hizmet sektörünün büyük payı olacağını vurguladı. Onar, yan sanayinin ülke ekonomisine katkısının göz ardı edilemez olduğunu ifade ederek, yan sanayi kuruluşlarının ürettiği kaliteli ürünlerin yurtdışına ihracatının da önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ahmet Dursun Alkan: "Akredite eğitmenlik çalışması yapılmalı" Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dursun Alkan, sektörde yaşanan ara eleman sorunlarının verilecek eğitimlerle giderilebileceğini söyleyerek, bu eğitimlerin hem teorik, hem de pratik olarak verilmesi gerektiğini vurguladı. Daha önce Avrupa destekli yapılan işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili seminerlerin Türkiye'de daha kapsamlı bir şekilde yapılması gerektiğini dile getiren Alkan, özel bir alan olan gemi inşaa sanayi için akredite eğitmenlik çalışması yapılması gerektiğine de dikkatçekti. Mustafa İnsel: "Verimlilikte mesafe kaydedilemedi" Türk Loydu Vakfı Başkanı Mustafa insel de panelde yaptığı konuşmasında gemi inşa sanayinin son 5 yılda 23.'lükten 4.'lüğe geldiğini, ama verimlilikte çok mesafe kaydedemediğini belirterek şunları söyledi: "Tersanelerde ilk tartışmamız gereken sorun bu... Niye verimli değiliz, niye verimli olamıyoruz? Çok şey söylendi. Taşeron sistemi denildi, sosyal koşullar denildi ama verimlilik bunun çok ötesinde bir teknik; erişilebilir bir şey. Ama herhalde biz gemi inşaatçıları olarak, bu konuda fazla dağılmış olmanın bir sonucu olarak çok fazla aşama kaydedemedik. Verimliliğin gereksinimleri olarak tersane yerleşimlerini bir türlü başaramadık. Bundan birkaç hafta önce, Tuzla'da bir toplantı yaptık. Bir tersanenin 4 tane kızağı var. Onun dışında blokları döndürebilecek kadar sahası yok. Ama tersanenin genel müdürü 'hiçbir kızağımı kaldırmam. Hepsi bana lazım' diyor. Artık verimlilik için kızağın üzerinde, gemiyi sarma metodu ile yapma zamanı geçti. Artık biraz daha teknolojik imkanlarla verimliliğe eğilme zamanı geldi." Tansel Timur: "Ekonomik krizin tartışılmasında geç kalındı" Geride bıraktığımız dönemde gemi inşaa sanayinin hep olumsuz yanlarıyla anıldığını söyleyen GMO Başkanı Tansel Timur, Malta Şahini'nin teslim edildiğini, MİLGEM kapsamında ilk yerli savaş gemisi Heybeliada'nın denize indiğini hatırlatarak hem GMOolarak hem de kişisel olarak bunlardan övünç duyduğunu belirtti. 1992 yılından sonra başlattıkları çalışmalarla Türkiye'de gemi inşaatı konusunda mevzuat oluşturulması için bir ön adım atılmasını sağladıklarını ifade eden Timur, Heybeliada'nın tasarımının ülkemizde yapılmasının bunun sonucu olduğunun altını çizdi. Ekonomik krizin tartışılmasında geç kalındığını vurgulayan Timur, ancak yine de problemleri sektörün çözebileceğini söyledi. Yaşar Duran Aytaş: "Uluslararası Gemi İnşaatı ve Tersaneler Sempozyumu düzenlenmeli" Denizcilik Müsteşarlığı Gemi inşa ve Tersaneler Genel Müdürü Yaşar Duran Aytaş, tersanelerin ara eleman, iş emniyeti, yer gibi problemleri olduğunu belirterek, bu problemleri çözme kapsamında Piri Reis Denizcilik Meslek Lisesi'nin açıldığını söyledi. Bunun yanında Altınova'da bir gemi yapım meslek lisesi, motor meslek lisesi ve bir de hastanenin temelinin atıldığını hatırlatan Aytaş, 6 okul için girişimlerinin devam ettiğini belirtti. Denizcilik Enstitüsü'nün gerekliliğini hatırlatan Aytaş, en azından 3 yılda bir "Uluslararası Gemi inşaatı ve Tersaneler Sempozyumu"nun düzenlenmesinin gerektiğini savundu. Kongre boyunca şu konularda sunumlar gerçekleştirildi: "Tersanelerde Meydana Gelen iş Kazaları ve iş Güvenliği", "Türkiye Gemi İnşa Sanayisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Yönetim Metotları", "Tersane Üretim Proseslerinin İşçi Sağlığı Üzerine Etkileri" ve "Türkiye Gemi inşa ve Bakım Onarım Sanayisinde işçi Sağlığı ve iş Güvenliğine Bakış". V tersane • ocak-şubat 2009 9
Kemal Battal iMEAKDenizTicaret Odası AB Danışmanı Alt İşverenlik Yönetmeliği Hakkında ... Eylül ayında yürürlüğe giren Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin getirdiği uygulamalar, başta gemi inşa olmak üzere birçok sektörün uluslararası ve bölgesel seviyede rekabet gücünü azaltacak. 27 Eylül 2008 tarihinde 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren" Alt İşverenlik Yönetmeliği", asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını, alt işverene ait işyerinin bildirimini, tescilini, alt işverenlik sözleşmesinde bulunması gereken hususları düzenlemektedir. Taşeronluk olarak bilinen alt işverenlik sistemine birçok yeni uygulama ve prosedür getiren yönetmeliğin başta gemi inşa olmak üzere mal ve hizmet üreten birçok sektörü etkilemesi beklenmektedir. 10 tersane • ocak-şubat 2009 Yönetmelikte yer alan alt işveren tanımı ve diğer bazı hükümlerle, alt işverenin çalışma alanı tanımlanmıştır. Buna göre alt işveren, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde faaliyet gösterebilecektir. Yönetmelik, işverenin kendi işçileri ve yönetim organizasyonu ile mal veya hizmet üretimi yapmasını temel prensip olarak benimsemiştir. Ancak, alt işveren kullanılmasının gerekçesi olan "işletmenin ve işin gereği", "teknolojik sebeplerle uz· manlık gerektirmesi" kavramları yönetmelikte netleştirilmediğinden, uygulamayı denetleyenler, işverenin kendisinin üretim yapması temel prensibini dikkate alacaklarından, alt işverenlik sisteminin uygulama alanı oldukça daralacaktır. Ayrıca, asıl işin bir bölümünde iş alan alt işverenin, üstlendiği işi bölerek başka işverene vermesi yasaklanmış, bu duruma istisna dahi getirilmemiştir.
Yönetmeliğin muvazaalı saydığı işlemler ve inceleme süreci... Yönetmeliğe göre işveren-alt işveren ilişkisindeki sözleşmelerde muvazaalı olduğu kabul edilen faaliyetler; Uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesi Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işverenlik ilişkisi kurulması Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesi Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak amaçlarına yönelik işlemlerdir. İş müfettişleri muvazaa incelemesinde bu hususların yanı sıra, alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığı, istihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı ve asıl işveren işçisinin çalışıp çalışmadığı hususlarını da inceleyeceklerdir. iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu bölge müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilecek ve 6 işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilmediği takdirde kesinleşecektir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu durumda alt işveren işçileri, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacak ve asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine idari para cezası uygulanacaktır. Yönetmelikle getirilen diğer bir önemli yükümlülük; asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçilerinin de bulunması ve alt işverenin üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırabilmesidir. işveren-alt işveren ilişkisi asıl iş sürdüğü müddetçe geçerlidir. Yönetmeliğe göre alt işverenlik sözleşmesinde yer alması gereken hususlar Alt işverenlik sözleşmesinde yer alması zorunlu olan hususlar da yönetmelikte belirlenmiştir. Bunlardan önemli olanlar: Asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt işveren ile birlikte sorumlu olması Alt işverenlik sözleşmesinin yapılmasından önce asıl işveren tarafından çalıştırılan işçilerin alt işveren tarafından işe alınması halinde, bu işçilerin haklarının kısıtlanamayacağı Bir işyerinde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir işin alt işverene verilmesi halinde, alt işverenin uzmanlığını belgelendirmesi amacıyla sözleşme kapsamındaki işe uygun; iş ekipmanı listesi, iş bitirme belgesi, operatör ve teknik eleman sertifikaları sözleşmeye eklenmesidir. Bu zorunluluk, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce kurulan ve halen devam eden işveren-alt işveren ilişkisinde aranmayacaktır. Yönetmeliğin gemi inşa sektörüne muhtemel etkileri 4857 Sayılı iş Kanunu'nun ilgili hükümlerine paralel olarak Alt işverenlik Yönetmeliği ile getirilen uygulamaların amacını aşan sonuçlar doğuracağı açıktır. Özellikle, getirilen prosedürlerin işverenlere ve alt işverenlere yükleyeceği idari külfet, alt işverenlik sisteminin kullanılmasını caydıracak niteliktedir. Ayrıca, yönetmelikteki belirsizlikler, uygulamada işveren ve alt işverenleri mahkemelerle tanıştıracak ve ceza uygulamaları ile karşı karşıya getirecektir. Tüm bunların ötesinde yönetmelik uygulamaları işçi işveren arasındaki farklı alanlardaki küçük sorunlarda istismar vasıtası olarak kullanılarak çalışma ortamını bozacaktır. Alt işverenlik sisteminin uygulama alanının daraltılması, alt işverenin personelini başka bir işyerinde çalıştıramaması, daha önce işyerinde çalışan işçinin alt işveren olarak veya alt işverenin işçisi olarak aynı işyerinde çalışmasının sınırlandırılması, hatta yasaklanması, işveren ve alt işverenin müteselsil sorumlu olması gibi uygulamalar işgücünün etkin kullanılmasının önünü tıkayarak mal ve hizmet üretiminde verimliliği oldukça düşürecektir. Yönetmeliğin getirdiği uygulamalar ve verimliliğin düşmesi, başta gemi inşa olmak üzere birçok sektörün uluslararası ve bölgesel seviyede rekabet gücünü azaltacaktır. Evrensel ekonomik krizin sektörlerimizin rekabet edebilirliğini artırmasını gerekli kıldığı bu günlerde yönetmeliğin yürürlüğe girmesi diğer bir şanssızlık olmuştur. Yönetmeliğin, öngördüğümüz etkilerinin ortaya çıkmasını bekleme lüksümüzün olmadığını düşünüyorum. Yönetmeliğin belirttiğim olumsuzluklara neden olan hükümleri 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki dayanakları ile birlikte ele alınarak revize edilmesi yönündeki çalışmalar hemen başlatılmalıdır . ., tersane • ocak-şubat 2009 11
Türk Loydu Vakfı TeknikEleman Yetiştirme Merkezi Türk Loydu, tek konferans salonunda yürüttüğü eğitim çalışmalarını, başta deniz endüstrisi olmak üzere birçok endüstriyel sektörün yanı başında yer alan 7 salonlu modern bir eğitim merkezinde sürdürme imkanına kavuştu. Türk Loydu Vakfı Teknik Eleman Yetiştirme Merkezi, Türk Loydu Vakfı'nın aralık ayında açılan yeni hizmet binasında yer alıyor. Eğitim merkezinde toplam 7 derslik bulunuyor. Derslikler, 4 tanesi 32 kişilik, biri 30 kişilik, biri U masa düzenli 24 kişilik ve bir tanesi de bilgisayar donanımlı 16 kişilik salonlardan oluşuyor. Bu salonlara Türk Loydu'na, vakfın kuruluşundan bu yana hizmet veren ve katkı sağlayan Zeyyat Parlar, Prof. Dr. Kemal Kafa12 tersane • ocak-şubat 2009 lı, Dr. Üzeyir Garih, Prof. Suavi Eyice, Prof. Mesut Savcı, Sadullah Bigat ve Prof. Dr. Yücel Odabaşı'nın isimleri verilmiş. Bütün salonlarda sabit beyaz tahta ve taşınabilir beyaz tahtalar, bilgisayarla sunum yapılabilecek projeksiyon cihazları ve perdeleri bulunuyor. Dr. Üzeyir Garih'in isminin verildiği bilgisayar donanımlı salonda ise 16adet bilgisayar var. Bu salon, ağırlıkla endüstriye yönelik yazılım eğitim ve seminerleri için kullanılıyor. Türk Loydu'nun kullandığı yazılımların kurum içi eğitimleri ya da yazılım satan firmaların tanıtım ve eğitim seminerleri de bu salonda düzenleniyor. Türk Loydu Vakfı Eğitim Koordinatörü Hakan Aydoğdu, "Salonlarımızdaki eğitimler teorik ve karşılıklı etkileşim ağırlıklı yürütülüyor. Bilgisayar donanımlı salon, yazılımlar için hem teorik hem de uygulamalı olarak kullanılabiliyor. Diğer endüstriyel uygulamalı eğitimler, örneğin kaynakçı eğitimleri için ise ilgili eğitimlerle ilişkili atölyelere veya laboratuvarlara gereksinim var. Türk Loydu'nun planları arasında böyle bir yapılanmaya gitmek de bulunuyor. Yeni binamızın hemen önünde yer alan önceki hizmet binamızda gerekli tadilat ve düzenlemeler yapıldıktan sonra, hem eğitim hem de çeşitli gereksinimler doğrultusunda kullanılabilecek laboratuvar ve atölyeler kurma projelerimiz var" diyor. Türk Loydu'nun, belgelendirme faaliyetleriyle birlikte eğitim faaliyetlerini de yıllardır sürdürdüğünü söyleyen Hakan Aydoğdu şöyle de-
vam diyor: "Özellikle kalite yönetim sistemi, çevre yönetim sistemi, iş sağlığı ve iş güvenliği yönetimsiste· mi gibi yönetim sistemlerinde belge· lendirme ve eğitim faaliyetleri birbi· riyle bağlantılı olarak ilerliyordu. Bunların yanında başta kaynak tek· nolojisine dönük olmak üzere endüs· triyel eğitimler de sürdürülüyordu. Türk Loydu Vakfı'nın faaliyet alanla· rı genişledikçe, hizmet ürettiği alan· larda çalışanların mesleki yeterlilik· lerinin ve niteliklerinin yükseltilme· sine de katkı sağlamasının gerekliliği çok daha belirginleşti. Bu kapsamda endüstriyel eğitim faaliyetlerine kat· kı sunulabilecek, Türk Loydu'nun bi· rikim ve deneyimlerinin aktarılabile· ceği, eğitimlerin sunulabileceği daha geniş fiziki imkanları olan bir bina gereksinimi doğdu. Bu yeni hizmet binası yapılırken eğitim faaliyetleri de göz önünde bulunduruldu ve hiz· met binasıyla birlikte 7 eğitim sala· nu bulunan bir eğitim merkezi de açıldı." Sabit eğitim programının yanında özel eğitimler de verilebilecek "Böylelikle daha önce tek bir kon· ferans salonunda yürüttüğümüz eği· tim çalışmalarımızı, başta deniz en· düstrisi olmak üzere birçok endüs· triyel sektörün hemen yanı başında yer alan 7 eğitim salonlu modern bir eğitim merkezinde sürdürme imka· nına kavuştuk. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, 2009 yılı genel katılıma açık bir eğitim programımızı ağ say· tamızda ilan ettik. Bu eğitimlerin açılmasına bağlı olarak söz konusu eğitimler bu salonlarda yapılacak. Ayrıca kurum içi eğitimlerimiz de bu salonlarda gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra hizmet verdiğimiz sektör· !erde yer alan veya söz konusu sek· törlere hitap eden kurum ve kuru· luşların eğitim, seminer gibi prog· Türk Loydu Vakfı Eğitim Koordinatörü Hakan Aydoğdu ramlarına da açığız. Bu imkanları olabildiğince etkin ve işlevsel olarak kullanmak ve kullandırmak istiyoruz. Türk Loydu'nun kurucusu konumun· da olan deniz endüstrisinin önemli kurumlarından olan TMMOB Gemi Mühendisleri Odası'nın yürüttüğü mesleki eğitim ve seminerler için bu eğitim salonları kullanılıyor. Benzer olarak diğer kurum ve kuruluşların mesleki eğitime dönük faaliyetleri için de söz konusu salonlar pekala kullanıma sunulacaktır." Düzenlenen eğitimlerin tümünde sertifika veriliyor "Türk Loydu bünyesinde çalışan eğitmenlerimiz var. Bu eğitmenler aynı zamanda saha çalışmalarında, hizmet sektörlerinde, endüstriyel uygulamalarda da denetçi konu· munda çalışıyorlar. Bunun dışında eğitimle ilgili dışarıdan hizmet aldığı· mız, ilgili alanlarda eğitmen tecrübe· si olan uzmanlardan oluşmuş bir ha· vuz bulunuyor. Üniversite öğretim elemanlarından, sanayide eğitmen olarak çalışan insanlara kadar geniş bir eğitmen yelpazesi mevcut." "Eğitim merkezinde düzenlenen eğitimlerin hepsinde katılımcılara sertifika veriliyor. Sınavsız eğitim· !erde Türk Loydu Katılım Sertifikası, sınavlı eğitimlerde ise önceden belir· lenmiş bir düzeyin üstünde başarıyı sağlayanlara Türk Loydu Başarı Ser· tifikası veriliyor." Yeni kanunda eğitimsiz işçi çalıştıranlara para cezası var "26 Mayıs 2008 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 5763 Sayılı iş Kanunu ve 4857 sayılı Kanun'da önemli değişiklikler yapıldı. 4857 sa· yılı İş Kanunu'nun Ağır ve Tehlikeli İşler başlıklı 85. maddesinin birinci fıkrasına 'çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış işçiler' ibaresi eklen· di. Söz konusu maddenin birinci fık· rası '16 yaşını doldurmamış genç iş· çiler ve çocuklar ile çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış işçiler ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz' şeklini aldı. Bir diğer maddede ise, 85. maddenin birinci fıkrasında be· lirtilen mesleki eğitim almamış işçi çalıştıran işveren veya işveren veki· line her işçi için 500 TL idari para cezası verilir hükmü eklendi. Yasa· nın eklenen bu kısmı 1 Ocak 2009'dan itibaren yürürlüğe girdi. Tabii bu durum 2007 yılından itiba· ren kamuoyunda işçi sağlığı ve gü· venliği açısından öne çıkan deniz en· düstrisini ve tersaneleri de yakından ilgilendiriyor. Bu sektörümüzün ku· rum ve kuruluşları da yasal düzenle· meler ve iş yaşamının gerekleri doğ· rultusunda mesleki eğitim problemi· ni çözmek zorunluluğu duyuyorlar. GİSBİR ve GESADgibi deniz endüs· trimizin önde gelen kuruluşlarından da mesleki eğitimlerin gerçekleştiri· lebilmesi için Türk Loydu'nun eğitim salonlarından yararlanılması taleple· ri oldu. Şu an bu tür mesleki eğitim· lerin nasıl yürütüleceği, programları gibi konular çerçevesinde sürdürü· lüyor bu süreç. Yakın bir zamanda programlı mesleki eğitimler hemen sektörün yanı başında bulunan bu salonlarda gerçekleştirilebilecek ve sürdürülebilecek. Kendi programla· rımızla birlikte bu tür mesleki eği· timleri de koordineli olarak yapmayı, geliştirmeyi yasal zorunluluklar ol· masa dahi zaten hedeflemiştik." ., tersane • ocak-şubat 2009 13
Kaya Yapı'dan İş Güvenliği Çözümleri Kaya Yapı, teknik-teknolojik halatlar, emniyet kemerleri-düşme durdurma sistemleri ve endüstride kullanılan her türlü kişisel koruyucu donanımların üretim, satış, kurulum ve montajını gerçekleştiriyor. İş sağlığı ve güvenliği alanında, özellikle yüksekte çalışma konusuna odaklanmış olan firma, bu konuda sunduğu ürünlerin yanı sıra eğitimler de veriyor. Birçok tersane ile iş güvenliği alanında ürün sağlama ve eğitim verme gibi çalışmalar yapan firma, müşterisinin talebi doğrultusunda, önce uzman ekibini iş alanına gönderiyor. Bu ekip, iş alanındaki aksaklıkları, tehlikeleri tespit ediyor ve bir risk analizi yapıyor. Böylelikle hem ekipman hem de eğitim konusundaki eksiklikleri belirleyen firma, uygun iş güvenliği ekipmanlarını ve özel çözüm önerilerini müşterisine sunuyor. Teklifin kabul edilmesi durumunda da ürünlerini sevk ederek hem kururuz, gerekli ekipmanlarının üretimini sağlıyoruz ve eğitimlerini veriyoruz. Gerektiğinde bu ekipmanların ilgili yerlere montajını da tasarlayıp uyguluyoruz" diyor. Ali Kaya şöyle devam ediyor: "Birçok tersanede emniyet ağlarıyla ilgili çalışmalar da yaptık. Bazı tersanelerde kaynak yapımı nedeniyle zarar görmemesi için yanmazlık içeren emniyet ağları da kullandık. Emniyet ağları özellikle tersanelerde büyük öneme sahip ve çok kullanılan bir güvenlik aracı. Bunlar aşağıda çalışan lumunu ve montajını gerçekleşti- Kaya Yapı satış YöneticisiAli Kaya riyor, hem de uygulamalı olarak gerekli eğitimleri veriyor. Kaya Yapı Satış Yöneticisi Ali Kaya, "İnsan ayağını yerden kaldırdığından itibaren mutlaka güvenlik tedbiri içerisine girmek zorunda. Yüksekteyken insanın bilinci kaybolsa dahi aşağı düşme durumunda onu tutan bir sistemin olması gerekiyor. Yüksekte yerini değiştirecekse kendini bağlayabileceği başka bir ekipmanı yanında taşıyor olması gerekiyor. Daha sonra aynı hat üzerinden güvenle geri inip, ayağı yere basana kadar o güvenlik hattından çıkmaması gerekiyo~ Bu konu üzerinde çok duruya14 tersane • ocak-şubat 2009 insanların üzerlerine herhangi bir şey düşmesini engellemek amaçlı kullanılabildiği gibi yukarda toplu olarak çalışan ve emniyet kemeri takamayacağı bir iş yapan insanların da düşmesi durumunda onları tutabilmek amaçlı kullanılabilir." "Endüstride, fabrikada ya da tersanede çalışan bir personelin güvenliği için ne gerekiyorsa tamamını sağlıyoruz. Ürünlerimiz içerisinde baştan ayağa kadar farklı fonksiyonlara karşı korumayı sağlayan, tamamı Avrupa normlarına uygun bütün ekipmanlar yer alıyor. İşin durumuna göKAYA re farklı özellikleri olan baretler, gözleri korumak için, gerektiğinde yanmayan, kırılmayan, kırılsa bile dağılmayan, farklı modellerde gözlükler, çeşitli seviyelerde gelen sesi belli seviyelere indiren kulak tıkaçları ve kulaklıklar, solunum koruma ile ilgili her türlü toz ve gaz maskeleri, ortamdaki gazları ve miktarını ölçen çeşitli aparatlar, vücudu tamamen koruyan iş elbiseleri, yapılan işe göre farklı özellikleri olan güvenlik ayakkabıları gibi geniş ve her ihtiyacı karşılayabilecek bir ürün portföyümüz var." Emniyet kemeri iş qüvenliqinin can damarıdır "En çok üzerinde durduğumuz ürünümüz ise üretimini bizim sağladığımız ve dünyanın 23 ülkesine sattığımız emniyet kemerleri ve aksamları. Vücudu tamamen saran, düşme durumunda zarar vermeyen, özellikle başı koruma altına alacak pozisyonu sağlayan ve yükleri vücudun en uygun yerlerine getiren dizaynlarda yapıyoruz. Emniyet kemeri iş güvenliğinin can damarıdır. Görevi sadece düşmeyi durdurmak değildir. Çünkü basit bir emniyet kemeri de düşmeyi durdurabilir ama düşme yüksekliğine ve kişiye bağlı olduğu noktalara göre yine de insana zarar verebilir, hatta şiddetine göre sakat kalmasına bile neden olabilir." "Gebze'de, dünyada da sadece birkaç tane örneği olan bir yüksekte çalışma eğitim merkezi kurduk. Burada yüksekte çalışma gerektiren birçok ortam bire bir simüle ediliyor." •"'
18,00 4,20 3,50 1,80 1,20 1, 1 O Güvenli Çelik Yapılar - Rüzgar EnetjiSantralleri - Rafinerilerve Petrokimya Tesisleriçin •• •• BUYUK CAPLI ~ metre uzunluğunda M80Saplamala(rDiN939) CIVATA,SOMUNVEANKRAJLAR metre uzunluğunda M100Ankraj Cıvatalar (DiN529) metre uzunluğunda M.48RüzgarE.KulesTiemelSaplamalan(DiN939) metre uzunluğunda M120Çekiç Başlı Cıvatalar (DiN7992) metre uzunluğunda M150Alh Köşe Başlı Cıvatalar (DiN931) metre uzunluğunda M100Tam Dişli Saplamala(rASTMA193GrB7) ~0.9 Kalite Çelik Konstrüksiyon Cıvata, Somun, Pullar EN 14399-3 Cıvatalar EN 14399-4 Cıvatalar Uluslararası Standarlara, teknik çlzlmlere ve numunelere uygun - her çap • her boy ve • her kalitede Cıvata, Somun ve Saplama üretimi Daldırma veya Elektro Galvanizli MlOO x 1900 • DiN 7992 Kaynaksız Çekiç Başlı Cıvatalar Her Boy ve Kalitede Daldırma Galvanizli 150 EN 3.1 (B) Sertifikalı 7 üzgar Enerji Kuleleri Bağlantı Cıvataları ve Ankraj Cıvataları anmaz veya ma Galvanizli DiN 529 Ankraj Cıvatala hertiptSe iyaEh,lektro, Daldırma GalvanizJl,iT(~tip)
röportaj Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt: .. MİLGEM Büyük bir Zaferdir" MİLGEM Projesi'nin startını veren ve projenin "isim babası" olan Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt, "MİLGEM'i başlatmak beni çok mutlu ediyor; eğer yurtdışından da bir sipariş alındığını görebilirsem daha çok mutlu olacağım. Teknoloji ve kalite açısından açık vermezsek ABD'den bile sipariş alabiliriz" diyor ... 16 tersane • ocak-şubat 2009 M İLGEM Projesi (Milli Gemi) kapsamında geçtiğimiz eylül ayında ilk Türk korveti Heybeliada (F-511)ile mayın avlama gemisi Akçay (M-270) denize indirilmiş ve MİLGEM Projesi'nin ikinci gemisi Büyükada'nın (F512) ilk kaynağı yapılmıştı. .. Türk Deniz Kuvvetleri'nin 12adet korvet gemisi inşasını öngördüğü MILGEMProjesi'nde, milli kay-
nakların azami oranda kullanılması hedefleniyor. MİLGEM Projesi, ekonomik kullanım ömürlerini tamamlamakta olan mevcut karakol gemilerinin değiştirilmesi ihtiyacından doğmuştu. Bu proje kapsamında inşa edilecek gemiler, tüm gemi silah ve sensörlerinin entegre olduğu gelişmiş bir merkezi komuta kontrol sistemine sahip olacak. Gemiler tek başlarına veya Deniz Kuvvetleri'nin diğer unsurlarıyla birlikte grup halinde operasyon yapabilecek ve keşif/karakol, arama-kurtarma, denizaltı savunma harbi, denizde terörist faaliyetlerin izlenmesi ve engellenmesi, kıyı deniz ulaştırmasının kontrol/korunması görevlerini icra edecekler. Deniz Kuvvetleri'nin önceki gemi inşa projeleri ile elde edilen tecrübelerinin gözden geçirilmesi sonucunda, Deniz Kuvvetleri'nin gemi inşa tecrübe ve kapasitesinin Türkiye'deki özel sektör tersaneleri, üniversite ve milli sanayi imkanları ile birleştirilmesi ile bir açık deniz karakol gemisi boyut ve karmaşıklığında bir gemi inşa projesinin gerçekleştirilebileceği sonucuna varılmıştı. Böylece, birinci geminin dizayn ve inşasının İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda tamamlanmasına karar verilmişti. Diğer gemilerin inşasına ise imkan/kabiliyetlerine bağlı olarak yerli özel sektör tersanelerinde devam edilecek. MİLGEM Projesi'nin geçmişi ise doğal olarak uzun yıllar öncesine dayanıyor ... Milgem Projesi, projenin "isim babası" olan Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt'ın, 1994 yılında, dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e yazdığı ve bir fırkateyn, denizaltı veya hücumbotun yüksek maliyetli olmasının nedenlerini anlattığı bir mektupla başlamış. Mektup, maliyetleri indirmenin çözüm yollarını da içeriyormuş. Çözüm yolu ise, MİLGEM Projesi'nin de amacı olan milli katkı payını artırma yönünde çalışmaların yoğunlaşBu firmalarla çalışırken mümkün olduğu kadar uyanık olmak ve aldanmamak gerekiyordu. Fakat o dönemde kontrat yapma bilgimiz bile zayıftı. Noktayla, virgülle oynayıp kontratı çok farklı anlamlara çekebiliyorlardı. Dilimiz bir kaç kere yanmıştı. Karşımızda profesyonel kadrolar vardı; ve biz acemiydik. Bu sıkıntılardan dolayı bir subayımızı, kontratlar hakkında uzmanlaşması için Amerika'ya Contracting Management eğitimine göndermiştim ..." Yerli katkı payı yok denecek kadar azdı "Zaman geçip, Deniz Kuvvetleri Komutanı olduğumda süratle bu sorunların üzerine gittim. Dünyadaki tırılmasıymış. Emekli Oramiral Vural büyük tersaneleri ziyaret edip, inceBayazıt. askeri gemi inşaatlarında lemelerde bulundum. Hollanda'daki milli katkı payının artırılması için ön- bir tersaneyi ziyaretimde, bir gemicelikle Başbakan, Savunma Sanayi nin farklı yerlerinin farklı ülkelerin Müsteşarı, Savunma Bakanı, ilgili ba- ürünleriyle inşa edildiğini gördüm. kanlar ile Sanayi ve Dış Ticaret Müs- Hollanda da aslında çeşitli ürünleri teşarının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda bir araya gelmesini talep etmiş. Çiller tarafından kabul edilen öneriyle de çalışmalara başlanmış. Oramiral Vural Bayazıt neden böyle bir projeye ihtiyaç duyulduğunu ve o dönemdeki anılarını şu sözlerle anlatıyor: "Askeri tersanelerde 70'Ii yılların ikinci yarısında, Almanya'dan patent alarak hücumbot inşasına başlamıştık. Fırkateyni de Alman tersaneleriyle ortaklaşa yapıyorduk. Fakat inşadan ziyade gemi monte ediyorduk. Bu montaj sanayii için bile Almanya'ya yüzlerce personel gönderdik; büyük masraflar oldu. Bu hücumbot, denizaltı ve fırkateynlerle başlayan dönemde, gemilerin pahalıya mal olmasından dolayı genç bir amiral olarak huzursuzluk duyuyordum. Çalıştığımız yurtdışı firmalar ileri teknolojiye sahip olduklarından pahalı ve ünlü kuruluşlardı. yurtdışından alıp, kendi tersanesinde birleştiriyordu. Bu konu üzerine yoğunlaştım. Yapılamayacak bir şey değildi. Kendi karargahımdan, bu maliyetlerde milli katkı payını ne kadar yükseltebileceğimizi araştırmasını istedim. Bir fırkateyn 500 milyon dolara mal oluyordu. Milli katkı payımız ise valflerden dolayı yüzde 2.5'ti. Denizaltılarda ise valflerin yanında kablolar da yerli üreticilerden karşılandığından yüzde 5'e geliyordu. Hücumbotlarda ise yerli katkı payımız hiç yoktu. Bir hücumbotta subay salonundaki televizyon, buzdolabı bile Almanya'dan ithal ediliyordu. Halbuki biz Almanya'ya televizyon ihraç ediyorduk. Karargaha emir verdim ve 500 milyon dolarlık bir fırkateynde Türk piyasasından hangi ürünleri temin edebileceğimiz konusunda araştırma yaptırdım. Hesaplar yapıldı ve 80 milyon dolarlık tersane • ocak-şubat 2009 17
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=