E-Dergi Oku 

Gemi Modelciliği

29 Eylül 2010 | SÖYLEŞİ
16. Sayı (Eylül-Ekim 2010)

Gelişmiş ülkelerde sektör haline gelen gemi modelciliği, ülkemizde hobi amaçlı bir gelişim içinde. Türkiye’de modern araçlarla ölçekli gemi modeli yapanlar, gemi modelciliğini meslek olarak benimseyenler, Gemi Modelcileri Derneği’ni kurarak modelciliğin gelişimi için çaba harcıyorlar...
Gelişmiş ülkelerde sektör haline gelen gemi modelciliği, ülkemizde hobi amaçlı bir gelişim içinde. Türkiye’de modern araçlarla ölçekli gemi modeli yapanlar, gemi modelciliğini meslek olarak benimseyenler,  Gemi Modelcileri Derneği’ni kurarak modelciliğin gelişimi için çaba harcıyorlar. Derneğin kurucuları arasında yer alan Fatih Özgünsür, mesleğin gelişimine yaptığı katkılar, başarılı çalışmaları ve aldığı ödüllerle gemi modelcileri tarafından tanınmış bir isim. Özgünsür, gemi modelciliğinin ülkemizdeki durumu, modellerin kullanım alanları, model yapımı ve kişisel çalışmaları hakkında sorularımızı yanıtladı...

Gemi modelciliği ticari olarak hangi amaçlarla kullanılıyor?
Proje firmaları veya tersaneler, yaptıkları her geminin muhakkak bir maketini yaptırırlar. Maketler, firmaların kendi ofislerinde sergilenmesi, armatöre hediye edilmesi, gemilerin satışlarında aracı firmalar tarafından kullanımı gibi bir dizi alanda işlevsel olarak kullanılıyor. Tersaneye bir müşteri geldiğinde, üç boyutlu model üstünden gemiyi göstermek daha etkili oluyor. Gerçek boyutlu, ölçekli modeller, proje tanıtımında daha çok tercih ediliyor.  Proje satışları model üstünden tadilat, büyüklük saptamaları maket üstünden yapılıyor. Armatörler kendi ofisinde filosunu maket üstünden sergiliyor ve filonun tanıtımı maketler üstünden yapılıyor.
Aynı geminin bazen 2-3 maketini yapıyoruz. Gemi modelciliği gelişmiş ülkelerde sektör durumunda. Ama Türkiye’de henüz sektör boyutuna ulaşılamadı. Ticari olarak modelciliği gerçek anlamda yapan kişiler Türkiye’de son derece az.



Gemi modelciliği müzecilikte hangi amaçlarla kullanılıyor?

Müzelerde hem sanatsal, hem de sanayi amaçlı gemi modelleri bulunuyor. Küçük boyutlu tarihi değeri olan gemi ve tekneler, restore edilerek müzelere konuluyor. Ancak tarihi değeri de olsa büyük boyutlu gemileri müzelerde sergilemek mümkün olmuyor. Bu nedenle bu gemilerin sergilemesi maketleri aracılığıyla yapılıyor. Batmış veya değişik nedenlerle artık var olmayan tarihi gemilerin maketleri yapılarak, bu yolla bu eserlerin unutulmaması sağlanıyor.
Sadece Türkiye’de değil, en gelişmiş ülkelerde bile 100 metrenin üstünde müzede sergilenen gemi sayısı çok az. Londra’da Times Nehri’nde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalan bir gemi sergileniyor. Amerika daha geniş imkanlara sahip olduğu için yüzer veya kuru havuzlarda tarihi gemiler tanıtılıyor.
Beşiktaş Deniz Müzesi’nde benim de sergilenen iki eserim var. 1977 yılında düzenlenen gemi modelleri yarışmasında  yaptığım model birinci olunca tanınmaya başladım.  Koleksiyonculuk da gemi modelciliğinin gelişmesinde önemli bir yere sahip. Tasarım yapan Admarin’e 30 adetin üstünde model yaptım. Firma sahibi Altan Demirsoylu 3 modeli kendi evinde sergiliyor. Rahmi Bey’in geniş bir koleksiyonu vardı, sanıyorum bu modeller artık müzede sergileniyor. Bazı arkadaşlarım doğrudan koleksiyonerlere maket yapıyor. Ben ağırlıklı olarak tersaneler ve tasarım ofislerine sanayi tipi olarak adlandırdığım modeller yapıyorum.


Fatih Özgünsür

Derneğin çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Gemi Modelcileri Derneği’ni 1977 yılında kurduk. Derneğimizin yaklaşık 150 üyesi var. Dernek kurulduktan sonra arkadaşlarımız bilgilerini paylaşmaya başladı. Her modelcinin uzman olduğu belirli alanlar var. Endazenin okunması ve ölçeğe uyma,  boyama, aksesuar yapımı, yerleştirme gibi alanlardaki birikimler dernek aracılığı ile paylaşılıyor. Dernek, bilgi paylaşmanın ötesinde düzenlenen ulusal ve uluslararası yarışmalara katılım ve açılan sergilerle modelciliğin gelişmesine katkı sağlıyor.  Donanma Vakfı’nın katkılarıyla her yıl sergi ve yarışmalar düzenliyoruz. Dernek olarak son sergimizi Rahmi Koç Müzesi’nde sergilenen Fenerbahçe vapuru içinde açtık. Artık geleneksel olarak yarışmaları burada yapıyoruz. Dünya çapında yapılan yarışmalar modelciliğin gelişiminde önemli yere sahip. Naviga kurallarını göre, yüzer ve statik model kategorilerinde yarışlar düzenleniyor. Takım halinde yapılan yarışmalarda Türkiye olarak iyi dereceler elde ettik. Uluslararası yarışmalar öncesinde burada yaptığımız elemeler ile yarışmaya katılacak modelleri seçiyoruz. Gençler modelciliğe büyük ilgi gösteriyorlar, ama kısıtlı zaman ayırarak bu işi yapmak gelişmelerini sınırlandırıyor.
Ben modelcileri kendi tabirimle “Biblocular”, “Eskiciler” ve “Takunyacılar”  olarak 3 tipe ayırıyorum. Biblocular, kusursuz, son derece güzel işler yapıyorlar, bu işe hastalık derecesinde bağlılar. Biblocular grubundan Volkan Çelikkartal dünya şampiyonu oldu.
Ama gemi kusursuz değil, denizin ve zamanın yıpratıcı etkilerini onun üstünde görmelisiniz. Eskiciler grubu, gemiyi aslına uygun model olarak değil de, gerçeklik hissi verecek şekilde yapanlardır. Ben de kendimi bu gruba dahil ediyorum. Takunyacılar grubunu daha kaba, profesyonel aletler olmadan, ölçeksiz çalışan, bu işe gönül vermiş ama yetenekleri kısıtlı kişiler olarak tanımlıyorum.    



Modelcilikte kullanılan yapı malzemeleri nelerdir?

Gemi tiplerine göre modellerde kullanılan malzemeler farklılık gösteriyor. Ahşap, fiber ve maket kartonu, alüminyum, pirinç gibi metal borular, pervane, çapa gibi hazır malzemeler ağırlıkla kullandığımız materyaller. Köprü, ana bina, tanklar, direkler gibi birçok eleman elde, o projeye özel olarak yapılıyor. Pervane, çapa gibi hazır malzeme kullanımı son derece az.  
Ölçekli maketlerde örneğin 1/100’lük ölçekte yapılan tüm kısımlar, borular, merdivenler en ince detayına göre bu ölçeğe uygun olmak zorunda. Milimetre seviyesinde yanlış yapılan bir parçayı modele yerleştirmeniz mümkün olmaz, yapılan bu yanlışlık model üstünden hemen göze çarpar. Ölçü alma, kesme, boyama ve montaj işlemleri oldukça zordur.  Boyama işlemi işin en zor ve can alıcı kısmıdır. Tüm parçalar tek tek tabanca ile havalandırılmış bir atölyede boyanır.  Modelciliğe yeni başlayanların, ahşap veya fiber hazır kitleri kullanarak bu işe adım atmaları daha rahat oluyor.

Başarılı bir maketi nasıl tanımlıyorsunuz?
Maketler ölçekli ve plana sadık kalınarak yapılmak zorunda. Maketi yaparken onun içinde yaşamalısınız, planı okurken maket için ayrıca imalat projesi, imalat sıralaması, boyama ve montaj sıralaması yapmalısınız. Sürekli her yaptığınız parçaların birbirine uyumunu kontrol etmelisiniz. Maket, makete değil, gemiye benzemelidir. Sürekli denizde olan, yağmur ve güneşten etkilenen bir  gemiyi, sıfır hata ile yaparsanız maket biblo, yani süs eşyası olur. Maketçilik, sabır araştırma, zaman, bilgi birikimi, alet ve malzeme isteyen zor bir meslek. Eğer sevginizi aktaramazsanız, maket sevimsiz olur. Maketi önce yapan beğenmelidir. Ayrıca maketçi her yaptığı yeni maketten sonra, eski yaptığını beğenmemelidir. Maket üç boyutlu bir çalışma olduğu için yapan kişi sürekli olarak tasarımın içindedir ve hesap yapmaktadır. Bu da hem zekâyı geliştirir, hem de insanın kendi kendine yetme duygularını geliştirir.

Kendiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Birçok kişi gibi ben de modelciliğe hobi olarak başladım, emekli olduktan sonra modelciliğe meslek olarak sürdürüyorum. 1977 yılında öğrenci iken Gemi Modelcileri Derneği’ni kurduk. İkinci kurucu başkanı olarak 2 yıl dernekte bu görevi sürdürdüm. 2002 yılına kadar tekstil tasarımları yaptım. 2002 yılından sonra gemi modelciliği alanında uzmanlaştım. Profesyonel olarak 60’ın üzerinde maket yaptım. Deniz Müzesi’nde iki adet eserim sergileniyor. Çoğunlukla kimyasal tanker ve savaş gemi maketleri yaptım. Bunları dışında motoryat, yelkenli, liman hizmet teknesi gibi maketlerim de var. Eserlerimin çoğunu www.fatihozgunsur.com isimli sitemde sergiliyorum.
Bir ile bir buçuk metre boyundaki bir maketi yaklaşık 30 ile 45 gün arasında bitiriyorum. Ekip halinde çalışan maketçiler var; 20-25 günlük sürelerde maketi tamamlıyorlar. Ama bir kişinin elinden çıkmış maketler daha doğru oluyor ve daha çok beğeniliyor. Kestiğiniz her parça, bir sonraki aşamada doğru olarak birleşmesi lazım. Boyanmış bir parçanın kesilerek küçültülmesi orijinalliği bozuyor. Bu nedenle maket yapımı seri olarak veya bir grup halinde çalışmaya uygun bir iş değil.
Adana’da oturmama rağmen Tuzla bölgesinde aldığım işler için sık sık İstanbul’a geliyorum. Beşiktaş Group, Admarin gibi büyük firmalara maket yapıyorum. Hamburg’da açılan International Shipbuilding Fair at the Hamburg fuarında maketlerim sergilenecek. Ölçekli, profesyonel düzeyde kaliteli maket yapan, bu işi meslek olarak benimseyen kişilerin sayısı çok az. Profesyonellerin sayısı arttıkça, maket yapımına olan talep de artacak. Derneğimiz bu işin gelişimine öncülük ediyor.
 

R E K L A M

İlginizi çekebilir...

GİSBİR Başkanı Murat Kıran: 'Hedeflerimiz Doğrultusunda Emin Adımlarla Yürüyoruz'

Türkiye'nin en eski sivil toplum örgütlerinden olan GİSBİR'in Başkanı Murat Kıran, 2019 yılını ve 2020 beklentilerini Tersane dergimizin okurl...
26 Şubat 2020

ALDAĞ A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Cengiz Hepergil

"Her Alanda Olduğu Gibi Marin Tip Sistemlerde de Başa Oynuyoruz"...
26 Haziran 2019

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2024 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.