E-Dergi Oku 

Gemi Mühendisleri Odası'nda Görev Değişimi

Gemi Mühendisleri Odası'nda Görev Değişimi

HABERLER
1. Sayı (Mart-Nisan 2008)

Geçtiğimiz günlerde Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralan Türk Loydu Deniz Endüstrisi Bölüm Başkanı Tansel Timur ile Oda’nın bu yeni dönemdeki gündemini ve gemi inşa sektörünün sorunlarını ele aldık... Timur, sektörün bugünlerde yaşadığı “altın çağ” sonrasına odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Gemi Mühendisleri Odası’nın ilk ele alacağı konulardan birinin, gemi inşa sektörünün bugünlerde yaşadığı “altın çağ” sonrasında ne yapacağına odaklanmak olduğunu belirten Gemi Mühendisleri Odası Başkanı Tansel Timur, yapılan çeşitli araştırmaların, çok uzak olmayan bir gelecekte bu yoğunluğun sona ereceği konusunda birleştiğini vurguluyor. Timur, dünya ve Türkiye’de yaşanan patlamanın bir durağanlığa, hatta bir krize girebileceği yönünde ciddi tahminler olduğunun altını çiziyor. “Böyle bir ortama hazırlıksız yakalanmamalıyız. Bu konunun iki yanı var; bir yandan gemi yapım sektörü önümüzdeki yılları buna göre planlamalı, gerekiyorsa kendisini buna göre yapılandırmalı. Ayrıca Oda olarak biz de sektörün bu çabasına yol göstermeli, yardımcı olmalı ve destek vermeliyiz” diyen Timur, kısa süre içinde özel bir komisyon ya da çalışma grubu kuracaklarını belirtiyor.
Oda’nın gündeminde yer alacak diğer konunun da kamu tersaneleri olduğunu ifade eden Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tansel Timur şöyle devam ediyor: “Bu konu her dönem odamızın gündeminde oldu. Özellikle 5 Nisan kararlarından itibaren zaman zaman gündeme gelen ‘tersane kapatma’ çabalarına, kamunun ve ülkenin çıkarlarını savunma görevi üstlenmiş bir meslek örgütü olarak karşı durduk. Bazen oluşturmayı başardığımız kamuoyu ile, bazen de yargı kararı ile ‘yaşayan endüstriyel mirasımız’ olan kamu tersanelerinin rant uğruna gözden çıkarılmasına engel olmayı başardık. Artık sıra bunların gemi yapım-onarım sektörüne ve ülke ekonomisine yeniden kazandırılması için bir ‘yeniden yapılandırma’ programı çerçevesinde ele alınmasına geldi. Aynı zamanda birer milli varlık olan bu tersanelerin yeniden yapılandırılmaları çalışmaları için özellikle bu tersanelerde görev yapan ve geçmişte yapmış olan meslektaşlarımızın da katılımı ile oluşturulacak bir komisyon görevlendirilecek. Bu konuda, ilgili diğer kuruluşlarla işbirliği ve dayanışma halinde etkin faaliyet yürütmek gerekiyor...”
 
Tersane denilince ölüm akla gelir oldu!..
“Hızla ele alınması gereken konulardan biri de tersanelerimizdeki iş kazaları. Sektörün, kamuoyunun gündemine kaza ve ölümler nedeniyle gelmiş olması, hepimiz için üzüntü verici. Daha da üzücü olan, gelinen noktanın artık gemi yapım-onarım sektörüne ve gemi mühendisliği mesleğine zarar verecek boyutlara ulaşmış olması. Geçmiş yıllarda kamuoyunda ‘tersane, denizi ve çevreyi kirletir’ şeklinde yanlış bir algılama vardı ve bu sektörün gelişmesine büyük zarar veriyordu. Örneğin, Akdeniz’de tersanesi olmayan ülkemizin Taşucu-Mersin için planlanan ve stratejik açıdan da büyük önemi olan tersanesinin kurulması, bu nedenle ciddi engellerle karşılaştı. Uzun çabalar sonucunda bunun doğru olmadığını büyük ölçüde kabul ettirmiş; bu yanlış imajı hemen hemen silmiştik. Bugün ise neredeyse ‘tersane’ deyince ‘ölüm’ akla gelir oldu. Bize düşen bu yanlış imajı da ortadan kaldırmak olmalı. Aklın ışığı ve bilimin yol göstericiliği, bu sorunu aşmamıza da yardımcı ve yeterli olacaktır...”

Gemi mühendisleri artık Türkiye’nin tüm kıyılarına dağıldı
“Gündemimizde yer alacak konulardan bir diğeri de yeni tersane yatırımları ile ilgili olacak. Kuruluş yasamızın bize yüklemiş olduğu görevlerden biri olarak, ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı ile kamu yararının gözetilmesi açılarından, bu konulara ilişkin görüşlerimizi ilgililere, yetkililere ve gerektiğinde kamuoyuna aktaracağız. Sektördeki canlanma ve yeni yatırımlar sonucunda gemi yapım ve onarım sanayi artık Türkiye’ye açıldı; ülke çapında yaygınlaştı. Buna paralel olarak gemi mühendisleri de artık sadece İstanbul çevresinde ve Marmara Bölgesi’nde değiller; Türkiye’nin bütün kıyılarına dağıldılar. Mevcut örgüt yapımızın bu yeni durumun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaya başladığını tespit ediyoruz. Bu nedenle, yeni bir örgütlenme modelini tartışmanın zamanının geldiğini söyleyebiliriz...”
Türk Koster Filosu Projesi hızla ele alınmalı...
“Denizcilik sektörü ve ona paralel giden gemi yapım sektörü, belli periyotlarda iniş ve çıkışlı bir seyir izler... Bu, uluslararası ticaret hacminin daralması-genişlemesi ve buna paralel navlun fiyatlarının artması ya da düşmesiyle ilgili bir durum. Bazen başlangıçta öngörülmeyen, hiç hesaba katılmayan faktörler de etkili olabilir. Araştırmaların, daha çok iniş-çıkış peryotlarının genel seyrine ve muhtemelen birden fazla faktörün etkisine bağlı olduğunu sanıyorum. Araştırmalar, zirve noktası olarak 2010-2011 yıllarını işaret ediyor. Burada, derece derece sektörün tüm aktörlerine düşen rol ve görevler var. Öncelikle sürecin her yönü ile ele alınıp, ayrıntılı olarak analiz edilmesi gerekiyor. Örneğin, talep daralmasının temel eğilimi hangi yönde olacak? Ülkemiz tersanelerinin uzmanlaşmış olduğu kimyasal tankerler açısından durum nedir? Tersanelerimiz hangi tip ve tonajlara yönelirlerse daha az etkilenebilecekler? Özellikle Avrupa tersanelerinde inşa edilen ürünleri üretme yeteneğimiz nedir? Ürün yelpazemizde nasıl farklılaştırmaya gidebiliriz? Toplam maliyetleri nasıl düşürebiliriz? Tersanelerimizde etkinlik, verimlilik ve üretilebilirlik kabiliyetini nasıl üst düzeylere çıkarabiliriz? Müşteri memnuniyetini nasıl ve ne kadar sürede artırabilir ve standart müşteri profili oluşturabiliriz?.. Bu ve benzeri soruların yanıtlarına göre stratejiler geliştirilmesi lazım. Doğal olarak bir de devlete düşen görevler var. Bir kaç yıl önce gündeme gelmiş olan ‘Türk Koster Filosu Projesi’ hızla ele alınmalı ve hazır hale getirilmeli. Bu proje belki de tersanelerimiz için muhtemel bir krizden en iyi çıkış yolu olacak...”

Kaliteyi yükseltirken, maliyet ve fiyatları aşağı çekecek formüller bulunmalı
“İşin kalitesiyle maliyetler, dolayısıyla fiyatlar arasında doğal olarak ters bir orantı var. Her üründe olduğu gibi, gemi yapımında da bazıları düşük kaliteyi ucuza, bazıları ise yüksek kaliteyi pahalıya satıyorlar. Tersanelerimiz ise belli bir kaliteyi makul fiyata pazarlama durumunda. Artık yavaş yavaş da olsa kaliteyi artırma çabası içine girmiş olan Çin tersaneleri, bunu fiyatlarına fazla yansıtmadan gerçekleştirebilirlerse, Türk tersaneleri bundan olumsuz etkilenecek. Bu nedenle bizim de bir taraftan kaliteyi daha da yükseltirken diğer taraftan maliyetleri ve fiyatı aşağı çekecek formüller bulmamız lazım. Bu da ancak bilim ve tekniği daha çok ve etkin kullanmakla olur. Daha fazla ve yetkin teknik insan gücüne ve ciddi Ar-Ge çalışmalarına ihtiyaç var demektir. Özellikle Ar-Ge çalışmalarının ve bunların ulaşacağı düzeyin, müşteri tarafından doğru ve net olarak algılanmasının yaratacağı imaj, bir atılım noktası olabilecektir...”
“Bu noktada sektörün önemli ihtiyaçlarından birine, ara teknik eleman sorununa değinmek gerekiyor. Yıllar önce Haliç Tersanesi’nin içinde yer alan Gemi Yapı Teknik Meslek Lisesi, ihtiyacı karşılamada yeterli oluyordu. Bu okulun kapatılmasından sonra uzunca bir süre yerine yenilerinin açılmamış olmasının yarattığı boşluk hala sektörü etkiliyor. Yeni okullar başarılı olsalar da, öğrenciler tersanenin içindeki bir okulda olduğu kadar sektörle iç içe olamıyorlar; bu da mezuniyetten sonra tersanelere uyum sağlamalarını geciktiriyor...”

Gemi yapım sanayisinin gelişmesi, yan sanayiinin aynı ölçüde gelişmesini sağlamıyor
“Tersanelerimiz büyük ölçüde ihraç amaçlı çalıştıkları için, inşa ettikleri gemilerde kullanılacak malzeme, makine ve teçhizat açısından fazla tercih imkanları olmuyor ve yabancı müşterinin tercihlerini göz önünde tutmak zorunda kalıyorlar. Bu husus, doğrudan yabancı armatöre yapılan gemiler için de, tersanelerimizin satma amacıyla kendilerine yaptıkları gemiler için de hemen hemen aynı ölçüde geçerli...”
“Bu durum da gemi yan sanayiine yatırım yapma konusunda belli pazar imkanları ve büyüklükleri arayan sanayici açısından olumsuz bir durum yaratıyor. Başka bir ifadeyle gemi yapım sanayisinin gelişmesi, yan sanayiinin aynı ölçüde gelişmesini sağlamıyor. Burada, savunma sanayiinin yerli üretime ağırlık verme yaklaşımının, gemi yan sanayi açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini söylememiz lazım. Gemi yan sanayi bu sayede nicel ve nitel anlamda gelişme imkanı bulabilir ve bu yolla kendisini kanıtlayabilirse, bu gelişme ihraç amaçlı inşa edilen gemilerde kullanılan yerli ürün miktarının artmasına da yol açabilecektir...”
 

R E K L A M

İlginizi çekebilir...

Bakan Mehmet Muş'tan Uzmar Tersanesi'ni Ziyaret Etti

Kocaeli Serbest Bölgesi'ni ziyaret eden Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Uzmar Tersanesi'ni de gezerek yapımı süren römorkörler hakkında bilgi aldı....
19 Ocak 2023

COMETTO Ürünlerinin Türkiye'de Kullanımı Artıyor

Firmadan yapılan açıklamada; Son dönemlerde Sarılar ve Çaba Misnak Grubu'na yapmış olduğumuz satışlarla da Cometto isminin Türkiye'deki ağır n...
27 Aralık 2022

Wider, En Yeni Nesil Hibrit Tahrik Sistemi için MAN 175D'yi Seçti

İtalya'daki Wider, yeni Moonflower 72 Projesi için bir çift MAN 12V175D-MEV deniz değişken hızlı jeneratör motoru seçti....
27 Aralık 2022

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2023 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.