E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
STANDART POMPA
GİSBİR
ARMACELL

Pearl Naval Firma Kurucusu Gürhan Burak Alkoç:

Pearl Naval Firma Kurucusu Gürhan Burak Alkoç:

18 Ekim 2018 Perşembe / 16:27 | RÖPORTAJ
58. Sayı (Eylül-Ekim 2018)

"Hedefimiz, Yerli ve Milli Bir Denizcilik Fonu Kurmak"

2017 yılı Haziran ayında kurulan ve sektöre hızlı bir giriş yapan gemi işletmeciliği firması Pearl Naval Marine & Offshore Management, sektördeki birinci yılını geride bıraktı. 3 geminin işletmeciliğini sürdüren firma, önümüzdeki dönemde yeni işbirlikleriyle gemi sayısını artırmayı hedefliyor. Denizcilik sektörüne gemi işletmeciliğinin yanı sıra danışmanlık, gemi kiralama, gemi sörvey ve yeni inşa denetimi gibi hizmetler de sunan Pearl Naval’ın kurucusu Gürhan Burak Alkoç’la firmayı ve geride bıraktığı bir yılı konuştuk. Denizcilik alanının dışından özellikle yabancı yatırımcıları sektöre kazandırmak için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Alkoç, asıl hedeflerinin ise bir denizcilik fonu kurmak ve bu fonun altına gemiler almak olduğunu söylüyor…
 

Tersane: Pearl Naval sektörde bir yılı geride bıraktı. Bu süreçte neler yaptınız? Hedeflerinizi ne oranda tutturdunuz?
 

Gürhan Burak Alkoç: Sektörde birinci yılımızı Haziran ayında doldurduk. İlk yılımızdaki hedeflerimizi tutturduk. İlk yılda önceliğimiz yurtiçinde ve yurtdışında şirketimizi tanıtmak; yapılanmamızı tamamlamaktı. Bunları planlarımız doğrultusunda gerçekleştirdik. Şu anda işletmemizde 3 adet kuru yük gemisi bulunuyor. Bünyemizde kurduğumuz yeni ortaklık yapısı ile 2 adet general cargo gemisi alarak armatörlük tarafına da adım atmak istiyoruz. Ayrıca şu anda da denizciliğe yatırım yapmak isteyen biri Almanya, biri İsviçre’den iki farklı yabancı yatırımcıyla görüşmelerimiz devam ediyor.
Zaten biz yola çıkarken asıl hedeflediğimiz kitle denizcilik sektörünün dışındaki yerli-yabancı yatırımcılardı. Özellikle yurtdışından yatırımcılar ile çalışarak, ülkemize döviz sokmak için girişimlerde bulunuyoruz.
Diğer taraftan, ben aslen tanker ve gaz gemileri işletmeleri kökenliyim. Bu bağlamda işletmemize tanker, ya da gaz gemileri de alabiliriz. Ama kuruyük gemilerinin parametrelerini yatırımcılara anlatması daha kolay ve ilk giriş maliyeti de çok daha uygun. Dolayısıyla yatırımcıların ilgisi genellikle ilk etapta kuruyük üzerine oluyor.
Asıl hedefimiz ise Yerli ve Milli bir denizcilik fonu kurmak, bu fonun altına gemiler almak ve bu gemilerin işletmeciliğini yapmak. Yurtdışında banka faizleri düşük kaldığı için insanlar paralarını yatırımlarla değerlendirmek istiyorlar. Mesela Amerika’da birçok fon var ve bu fonlarda çok ciddi meblağlar dönüyor. Siz, oluşturduğunuz iş planına göre; kaç gemi alacaksınız, maliyeti ne kadar olacak, 5 yıllık bir süreçte ne kadar gelir elde edecek ve bu 5 yıllık süreç sonunda geminin değeri ne olacak? Bunları 5 senelik iyi bir projeksiyonla sunuyorsunuz. Fon buna inandığı zaman yatırım yapıyor. Aslında çok sade bir iş modeli. Bunun üzerine çalışıyoruz. Hem hukuki tarafta hem işletme tarafında neler yapabileceğimiz hususunda incelemelerimiz devam ediyor.
 

Tersane: Şirket yapılanması tamamlandı mı? Kadro oturdu mu?
 

Gürhan Burak Alkoç: Şirket yapılanmamızı tamamladık. Kadromuzu tam anlamıyla oturttuk. Şu anda 8 kişilik bir kadro ile hizmet veriyoruz. Zaten hepsi daha önce birlikte çalıştığımız, uzun yıllardır tanıdığımız arkadaşlarımız. Muhasebecimize kadar bütün arkadaşlarımız denizcilik sektöründe deneyimli kişiler. Dolayısıyla denizciliğin parametrelerini iyi biliyorlar. Bunların dışında dışarıdan aldığımız Avukatlık, Mali Müşavirlik gibi hizmetler de var.
Bizim yönetim biçimimiz tamamıyla şeffaf. Yatırımcının kendi bilgisayarına bizim burada kullandığımız software programını kuruyoruz. Bu şekilde tüm orijinal tedarikçi faturalarını, bütün hesap hareketlerini, ödeme planlarını, navlun girişlerini-çıkışları dahil her şeyi monitör etmek mümkün oluyor.
 

Tersane: Gemi işletmeciliği dışında neler yapıyorsunuz?
 

Gürhan Burak Alkoç: Birkaç firmaya danışmanlık hizmeti verdik. LNG konusunda danışmanlıklarımız oldu. Bu tarz işlerle hizmet yelpazemizi genişletmeyi hedefliyoruz. Örneğin 40 parça gemisi olan yabancı bir armatörün Türkiye’ye gelen gemilerine teknik destek vermek üzere bir anlaşma imzalamak üzereyiz. Buradaki yedek parça ihtiyacından, tamir-bakım hizmetlerine kadar her türlü teknik ihtiyacına destek vereceğiz. Tabi bu anlaşmayla Türkiye’deki tersaneler de kazanacak. Tamir-bakım işlerini bizim tersanelerimiz yapacak. Zaten tamir-bakım konusunda Türk tersaneleri bu coğrafyada çok başarılı.
İşletmemizdeki gemilerde Türk personel çalıştırmayı da çok önemsiyoruz. Gemilerimiz yabancı sahipli olsa da Türk personeli dikte ediyoruz. Aslında ülkemizin içinde bulunduğu kritik süreçte bunu hepimizin yapması lazım. Hatta yurtdışında yeni kapılar da açabilmemiz gerekiyor. Örneğin Kore’de çok büyük armatörlerle, gemi işletmecileri birliği ile görüşüyoruz. Şu ana kadar Türk personeli hakkında bilgi sahibi değiller. Biz üniversitelerimizi, burada verilen eğitimi de anlatan genel bir sunum yaptık. Çok memnun kaldılar. Denklik sorununu çözersek zabitan kadrosundan başlamak suretiyle önemli bir kapı daha Türk denizcisine açılmış olur. Ülkemizdeki envanter sorununu da çözmemiz gerekli. Birçok yerde farklı rakamlarla karşılaşıyorsunuz. 180 bin denizcimiz, 47 bin zabitimiz var. Aktif sayısına baktığımızda 47 bin rakamı 30 bine geriliyor. Bizim aktif personeli korumamız ve iyi bir eğitim politikası ile sayısını artırmamız lazım. Bugün İstanbul’dan daha az nüfusa sahip olan Yunanistan’ın aktif denizci sayısı bizimle neredeyse aynı. Genel olarak bu konularla alakalı olarak ilgili mercilerle görüşüyoruz.
 

Tersane: Genel olarak sektörün durumu ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
 

Gürhan Burak Alkoç: Daha önce verdiğimiz demeçlere baktığımız zaman, öngörülerimizin tuttuğunu görüyoruz. 2015 yılından bu tarafa marketteki hareketlenmeler beklentilerimiz doğrultusunda cereyan etti. Geçen seneye göre bu sene daha iyi bir market olacağını düşünüyorduk; özellikle dökme yük tarafında şu anda piyasa koşulları ikinci el için çok iyi ve güzel fırsatlar söz konusu. Gemiler hem operasyon giderlerini, hem finans maliyetlerini karşılayabilecek düzeylere geldi. Yeni regülasyonlar, marketin hareketlenmesi, 2020’de karşımıza çıkacak, kükürt, emisyon, sonrasında balast suyu ile ilgili hareketlenme ve gemilerin hurdaya gidişinin artması, Çin’in yeni çıkardığı, kabotajda 2011 yapımı gemilerden daha yaşlı gemileri çalıştırmayacak olması gibi birçok etken piyasaları pozitif olarak hareketlendirecek. Özellikle son 3-4 senede yeni inşa siparişlerin azalması ile dökme yük tarafında pazar bir dengeye geldi. Tabi burada en önemli faktör, gemi sayısının yanı sıra dünya üzerindeki ticaret ve büyüme. Çin’deki büyüme eskiden yüzde 9-10’lardayken geçen sene de yüzde 5’lere kadar düşmüştü. Şu anda yüzde 6 dolaylarında. Çin’deki büyüme devam ettiği sürece, Endonezya ve Hindistan da buna paralel büyürse, Avrupa’daki kriz de sönümlendiği zaman gemi sayısının yanı sıra daha iyi piyasa hakim olacak ve navlunlar otomatikman yükselmeye başlayacaktır. Şu anda da piyasa kendi çalıştırdığımız gemiler açısından iyi diyebiliriz.
İlave olarak ülkemizdeki FSRU ve spesifik gemi projeleri de gaz ve enerji piyasalarının ne denli önemli olduğu ortaya koyuyor. Bu projelerin millileştirilmeleri, yabancı firmaların hegemonyasından kurtarılması ve önemli ölçüde dövizin ülkemizde kalması adına çalışmalarımız devam ediyor. Bu süreç, yabancı firmaların işletmeyi kendi bünyelerinde tutmak adına sundukları sigorta, matrix vb. bahaneleri iyi bir planlama ve risk yönetimi ile birkaç sene içeresinde kolaylıkla aşılabilir. Biz yurtdışında çalıştığımız dönemlerde bu firmaların bazılarının profesyonellik adı altında ne şekilde çalıştıklarını çok iyi biliyoruz. Brezilya, Endonezya gibi ülkelerde örnekleri mevcut. Böylelikle bu gemiler tamamen Türk personeli ile donatılarak Türk işletme firmalarında yönetilir. Akabinde bu gemileri tersanelerimizde nasıl inşa edeceğimizi konuşmaya başlayabiliriz. Türk denizcisi olarak kendimize güvendikten sonra üstesinde gelemeyeceğimiz iş söz konusu değil.


 


İlginizi çekebilir...

Hakan Elektrik Genel Müdürü Ahmet Zurnacı:

"Kontrol ve Otomasyon Sistemlerinde Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldırdık"...
18 Ekim 2018 Perşembe / 16:08

KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kocabaş: 'Koster Filosu Yenileme Projesi'nde KOSDER Üyelerinin Tecrübeleri Önemli Rol Oynayacak'

Türk Koster Armatörlerini bir araya getirmek ve başta 'Koster Filosunun Yenilenmesi Projesi' olmak üzere armatörlerin müşterek ve münferit sor...
26 Temmuz 2018 Perşembe / 16:32

Erin Motor Genel Müdürü Ersin Şahin: 'Erin Motor, 10 Senelik Bir Ar-Ge'nin Ürünü'

Özgün tasarımı ve mühendislik gücüyle yüzde yüz yerli bir motor markası olma hedefiyle yola çıkan Erin Motor, aile şirketlerinden gelen bilgi, birikim...
26 Temmuz 2018 Perşembe / 16:22