E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ARMACELL
STANDART POMPA
GİSBİR

Hakan Elektrik Genel Müdürü Ahmet Zurnacı:

Hakan Elektrik Genel Müdürü Ahmet Zurnacı:

18 Ekim 2018 Perşembe / 16:08 | RÖPORTAJ
58. Sayı (Eylül-Ekim 2018)

"Kontrol ve Otomasyon Sistemlerinde Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldırdık"

1996 yılından bu yana gemi ve yat inşa sanayiine elektrik, kontrol ve otomasyon sistemleriyle hizmet veren Hakan elektrik son dönemde Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Firma ve yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi aldığımız Hakan Elektrik Genel Müdürü Ahmet Zurnacı, yaptıkları Ar-Ge çalışmaları sonucu kontrol ve otomasyon sistemlerini yerli sistemlerle donatma imkanını sektöre kazandırdıklarını belirterek, “Her türlü deniz taşıtını ve savaş gemilerini, yerli ve milli olarak, Türk Loydu sertifikaları ile tescillenmiş olarak, dışa bağımlılığı tamamen yok ederek donatma gücüne sahibiz.” diyor…

Hakan Elektrik, 1996 yılında Kocaeli’nin Körfez ilçesinde kuruldu. İlk olarak, yüksek otomasyon donanımına haiz konteyner gemileri ve tankerlerin donatımlarını yapan firma, takip eden dönemde maden fabrikaları, kara tesisleri, benzin istasyonları ve birçok endüstri tesisinin donatımını projeleri ile beraber yaparak tamamladı. Aynı süreçte, İstanbul Tuzla bölgesinde mega yat projelerine başlayan Hakan Elektrik, kurulduğu günden bu yana 22 yıllık süreçte, Türkiye’de inşa edilen 50 metre ve üzeri boylarda mega yatların çok büyük bir kısmının saha uygulamalarını, projelerini, malzeme teminlerini, her türlü atölye imalatlarını, otomasyon ve kontrol yazılımlarını yaparak teslim etti. Şu anda da birçok aktif mega yat projesinde yer alan firma, 50 çalışanıyla yerli ve milli yazılımlara yönelik Ar-Ge projelerini sürdürüyor.
Hakan Elektrik Genel Müdürü Ahmet Zurnacı, firmanın gemi inşa sanayiine ilk katkısının işçilik ve katma değer olduğunu belirterek, “O dönemde piyasada birkaç firma vardı ve bu firmalar güçleri oranında kaliteli üretimler yapabiliyorlardı. Denizcilik sektörüne ilk katkımız, sektörde çalışabilecek firma sayısını bir artırmak ve gerek ara eleman, gerekse kaliteli katma değer üretmeye başlamak oldu.” diyor.
Sonraki aşamada ise her şartta yerli ve milli Ar-Ge çalışmalarına devam ettiklerini belirten Ahmet Zurnacı, “Bu çalışmalar sonucunda altyapılarını öğrendiğimiz yazılım ve kontrol sistemlerini kullanarak insansız makine daireleri standartlarında gemileri ve yatları dışa bağımlı olmadan üreterek, sertifikalandırarak sektörümüze kazandırdık. Her türlü deniz taşıtını ve savaş gemilerini, yerli ve milli olarak, Türk Loydu sertifikaları ile tescillenmiş olarak, dışa bağımlılığı tamamen yok ederek donatma gücüne sahibiz. Şu anda mevcuttaki firmaların hemen tamamı yurt dışı firmalarının buradaki temsilcileri olarak çalışıyorlar. Bu noktada dışa bağımlılığı kıran ilk firma olduk. Bu şekilde gerek Milli Gemiler ve gerekse koster yenileme projelerinde çok büyük bir maliyet olan kontrol ve otomasyon sistemlerini yerli sistemler ile donatma imkanlarını sektöre kazandırdık.” şeklinde konuşuyor.

Ülkemizde Ar-Ge açığı çok büyük
Ahmet Zurnacı, şöyle devam ediyor: “Elektrik sistemleri genelde standart yapılar olarak karşımıza çıkar. Geminin büyüklüğüne göre güç üretip yoğunluğuna göre dağıtırsınız. Temel birkaç parametre önemlidir ve dikkatli bir çalışma gerektirir. Bu yapı dünyanın her yerinde tam olarak aynıdır. Bunun yanında gemilerde kullanılan irili ufaklı birçok sistem var. Hepsi birbirine entegre edilebilen ve tek noktadan kontrol edilebilen sistemler. Asıl iş kalemi burada oluşuyor ve bu konuda ülkemizde Ar-Ge açığı çok büyük. Biz burada çalıştık. Bu sistemlerin en önemlileri makine kontrol sistemleri, jeneratör otomasyonlarını sağlayan yük yönetim sistemleri ve alarm izleme ve kontrol sistemleriydi. İngilizce olarak kısaltılmış şekliyle AMS ve PMS olarak, askeri gemilerde de “platform otomasyon yönetim sistemi” (POYS) veya “entegre platform kontrol ve izleme sistemi” (EPKİS) olarak genel isimleri var. Bu sistemler öncelikle gemilerdeki tüm makineleri ve jeneratörleri kontrol ediyor, alarm ve koruma fonksiyonlarını yerine getiriyor. Bunların yanında her türlü valf sistemini kontrol ediyor. Bu fonksiyonlar otomatik ve manuel olarak kullanılabiliyor. Her türlü sıvı seviye ölçme ve alarm fonksiyonlarını yerine getirebiliyor. Her türlü sintine alarm ve tahliye fonksiyonlarını icra edebiliyor. Jeneratör güç ve kontrol fonksiyonlarını yük yönetim sistemi olarak yerine getirme kabiliyetlerine sahip. Her türlü pnomatik ve hidrolik sistemi kontrol etme ve sürme becerileri mevcut. Frekans konverterleri vasıtasıyla baş pervaneler ve elektrikli ana tahrik sistemlerini kontrol etme becerileri mevcut. BNWAS sistemi yazılımları ile köprü güverte fonksiyonları yazılımsal olarak sisteme entegre edilmiş durumda. Bu sistemlerin internet bağlandığı takdirde ofis ortamında gemiyi izleme ve kontrol olanakları mevcut. Tüm bunların hepsi tek veya birçok ekran üzerinden birbirlerini yedekleyerek çalışma olanaklarına sahip yedekli sistemler. Kısaca dışarıya bağlı olduğumuz her şeyi hedefledik ve birçoğunu ürettik. Bu sistemleri BV, DNV, Türk Loydu kurumları ile çalışarak askeri ve sivil tüm deniz taşıtlarını kapsayacak şekilde sertifikalandırdık. Yerli ve milli sistemlerimiz var.”
“Yenilikçi bir yapımız var. Bu yapı sürekli ileri gitmemizi sağlıyor. Bu yapının zorlukları da var. Ülkemizin ara eleman ve mühendislik altyapısına baktığımızda maalesef yapılacak çok işimiz olduğunu da görüyoruz. Bedeli ne olursa olsun, biz, ileri gitmeye çalışıyoruz. Elimizdeki ile yetinmiyoruz. Birçok yabancı firma var. Bu firmaların temsilcisi olup kolay yolu seçmiyoruz. Bu durum özellikle müşteri tarafında sıra dışılık olarak algılanıyor ve itici olabiliyor lakin referanslarımız Türkiye’de iş yapan ve sistem satan birçok yabancı firmadan güçlü. Bu temelde hareket ediyoruz. En önemli farkımızı ise Ar-Ge çalışmalarımız oluşturuyor. Tüm maliyetleri öz kaynaklarımızdan karşılanıyor ve sonuçlarını alıyoruz. Maliyetleri noktasında neredeyse hiçbir kısıt koymadan çalışıyoruz.”
“Mevcut yapısı ile Türkiye’de üretilen her türlü deniz taşıtı, savaş gemileri, yük gemileri, çıkarma gemileri, römorkörler, yatlar, çok maksatlı gemilerin tamamına sistem olarak cevap verebilme gücümüz var. Tip onay sertifikaları, ISO 9001:2015 sertifikaları, kapasite raporları, üretici belgeleri gibi birçok sertifika ve belgelerimiz olmakla beraber eksiklerimiz de olabilir. Bunları çok dert etmiyoruz. Çalışarak yoluna devam eden insanlarız. İhtiyaç olduğunda bunları kısa zamanda ve kolayca tamamlayabiliriz.”


Yerlileştirme çalışmalarına katkı vermek istiyoruz
“Yaptığımız çalışmaların tamamı milli projelerimizi hedefleyerek, ekonomiyi düşünerek yapılmış çalışmalardır. Bu alanlarda uygulama olanakları istiyoruz. Bizler kalemi elinde düşünen ve üreten birimleriz. Daha iyisini ve güçlüsünü üretebilmek için maddi kaynağa veya desteğe, bunun için de çalışma alanına ihtiyacımız var. Yerlileştirme çalışmalarına katılarak katkı vermek istiyoruz. Yerli ve milli olarak projelerde yer almak istiyoruz. Bugün, yarın ve her zaman, üzerimize ne görev düşüyor ise gereğini yapmaya hazırız.”


 


İlginizi çekebilir...

Pearl Naval Firma Kurucusu Gürhan Burak Alkoç:

'Hedefimiz, Yerli ve Milli Bir Denizcilik Fonu Kurmak'...
18 Ekim 2018 Perşembe / 16:27

KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kocabaş: 'Koster Filosu Yenileme Projesi'nde KOSDER Üyelerinin Tecrübeleri Önemli Rol Oynayacak'

Türk Koster Armatörlerini bir araya getirmek ve başta 'Koster Filosunun Yenilenmesi Projesi' olmak üzere armatörlerin müşterek ve münferit sor...
26 Temmuz 2018 Perşembe / 16:32

Erin Motor Genel Müdürü Ersin Şahin: 'Erin Motor, 10 Senelik Bir Ar-Ge'nin Ürünü'

Özgün tasarımı ve mühendislik gücüyle yüzde yüz yerli bir motor markası olma hedefiyle yola çıkan Erin Motor, aile şirketlerinden gelen bilgi, birikim...
26 Temmuz 2018 Perşembe / 16:22