Alt İşverenlik Yönetmeliği Hakkında...
Kemal Battal İMEAK Deniz Ticaret Odası AB Danışmanı Eylül ayında yürürlüğe giren Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin getirdiği uygulamalar, başta gemi inşa olmak üzere birçok sektörün uluslararası ve bölgesel seviyede rekabet gücünü azaltacak.
Yönetmeliğin muvazaalı saydığı işlemler ve inceleme süreci... Yönetmeliğe göre işveren-alt işveren ilişkisindeki sözleşmelerde muvazaalı olduğu kabul edilen faaliyetler;
- Uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesi
- Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işverenlik ilişkisi kurulması
- Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesi
- Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak amaçlarına yönelik işlemlerdir.
İş müfettişleri muvazaa incelemesinde bu hususların yanı sıra, alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığı, istihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı ve asıl işveren işçisinin çalışıp çalışmadığı hususlarını da inceleyeceklerdir. İş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu bölge müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilecek ve 6 işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilmediği takdirde kesinleşecektir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu durumda alt işveren işçileri, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacak ve asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine idari para cezası uygulanacaktır.
Yönetmelikle getirilen diğer bir önemli yükümlülük; asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçilerinin de bulunması ve alt işverenin üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırabilmesidir. İşveren-alt işveren ilişkisi asıl iş sürdüğü müddetçe geçerlidir.
- Asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt işveren ile birlikte sorumluolması
- Alt işverenlik sözleşmesinin yapılmasından önce asıl işveren tarafından çalıştırılan işçilerin alt işveren tarafından işe alınması hâlinde, bu işçilerin haklarının kısıtlanamayacağı
- Bir işyerinde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir işin alt işverene verilmesi hâlinde, alt işverenin uzmanlığını belgelendirmesi amacıyla sözleşme kapsamındaki işe uygun; iş ekipmanı listesi, iş bitirme belgesi, operatör ve teknik eleman sertifikalarısözleşmeye eklenmesidir.Bu zorunluluk, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce kurulan ve hâlen devam eden işveren-alt işveren ilişkisinde aranmayacaktır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümlerine paralel olarak Alt İşverenlik Yönetmeliği ile getirilen uygulamaların amacını aşan sonuçlar doğuracağı açıktır. Özellikle, getirilen prosedürlerin işverenlere ve alt işverenlere yükleyeceği idari külfet, alt işverenlik sisteminin kullanılmasını caydıracak niteliktedir. Ayrıca, yönetmelikteki belirsizlikler, uygulamada işveren ve alt işverenleri mahkemelerle tanıştıracak ve ceza uygulamaları ile karşı karşıya getirecektir. Tüm bunların ötesinde yönetmelik uygulamaları işçi işveren arasındaki farklı alanlardaki küçük sorunlarda istismar vasıtası olarak kullanılarak çalışma ortamını bozacaktır. Alt işverenlik sisteminin uygulama alanının daraltılması, alt işverenin personelini başka bir işyerinde çalıştıramaması, daha önce işyerinde çalışan işçinin alt işveren olarak veya alt işverenin işçisi olarak aynı işyerinde çalışmasının sınırlandırılması, hatta yasaklanması, işveren ve alt işverenin müteselsil sorumlu olması gibi uygulamalar işgücünün etkin kullanılmasının önünü tıkayarak mal ve hizmet üretiminde verimliliği oldukça düşürecektir. Yönetmeliğin getirdiği uygulamalar ve verimliliğin düşmesi, başta gemi inşa olmak üzere birçok sektörün uluslararası ve bölgesel seviyede rekabet gücünü azaltacaktır. Evrensel ekonomik krizin sektörlerimizin rekabet edebilirliğini artırmasını gerekli kıldığı bu günlerde yönetmeliğin yürürlüğe girmesi diğer bir şanssızlık olmuştur. Yönetmeliğin, öngördüğümüz etkilerinin ortaya çıkmasını bekleme lüksümüzün olmadığını düşünüyorum. Yönetmeliğin belirttiğim olumsuzluklara neden olan hükümleri 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki dayanakları ile birlikte ele alınarak revize edilmesi yönündeki çalışmalar hemen başlatılmalıdır.





