Krizin Deniz Taşımacılığına Etkileri "Denizcilik sektörü küresel ölçekte son 50 yıldır 7 önemli krizle karşılaştı. 30 yıldır da deniz taşımacılığı birçok sorun ve krizle uğraştı. Ancak sektörü fiilen etkileyen en büyük kriz, bugün karşılaştığımız Amerika kaynaklı 7. finansal kriz oldu. Yıllardır bir yerlere getirmek için uğraştığımız şirketlerimiz tam biraz rahatlayacakken tekrar dik ve dikenli yokuşlarla karşılaşıyoruz. Bugün böyle bir süreci yaşamaktayız. 'Krizin anası' da diyebileceğimiz bugünkü durum, daha uzun süre denizcilik tarihinde konuşulacaktır:' 1997 Asya krizinde gelirler pervaneyi döndürmeye yetmişti. "Denizcilik sektörünün içine düştüğü durumun vehametini ortaya koymak için en yakın kriz diyebileceğimiz 1997-2003 yıllarında karşılaştığımız krizle bugünü mukayeseedebiliriz. 1997 yılında Orta Doğu'da başlayan finansal ve ekonomik kriz zincirleme olarak diğer ülkeleri de etkilemiş, uzun süren bir ekonomik durgunluğa ve dünya ekonomisinin küçülmesine neden olmuştu. Genelde gemi karlarında günlük getiri olarak yarı yarıya bir düşüş yaşanmasının hemen akabinde, gemi fiyatları da yüzde 50 değer kaybetmişti'.' Günlük kira gelirleri 5 ile 1Okat arası düştü "2009 yılındaki denizcilik sektörünün içinde olduğu vahim durumu özetlersek, geldi, akşam evine dönemedi. 2009 yılında ise 1 O tanesi Tuzla bölgesinde olmak üzere 14 işçimiz hayatını kaybetti. Kazalar hafta sonları, vücudun dinlenme zamanlarında daha çok oluyor. Kriz böyle devam ederse elimizdeki işler bitecek. Çarık şimdi ayağı sıkmaya başladı. 201 O yılının ilk yarısına geldiğimizde hiç iş kalmadığında, 2002 yılının öncesindeki tersanelerde çalışmaya başlamış 10-15 yılık deneyime sahip çekirdek kadromuzu işten çıkarmaya başlayacağız. Mühendis sayımızı da önemli ölçüde kaybedeceğiz. Taşeron işçileri kıdem tazminatını hak etmeden, 11 aylık olduğunda işten çıkarılır. Ama 8-1 O yıllık bir işçiyi, işten çıkarİSTFİX İstanbul DenizcilikAr-Geve Danışmanlık A.Ş. YönetimKurulu Başkanı SalihZeki Çakır tonaj açısından en çok etkilenen konteyner taşımacılığı olmuştur. Birörnek vermek gerekirse bir iş adamı Uzak Doğu'dan 2008 yılının ilk yarısında, 40'Iık bir konteynere 4 bin dolar ödemiş. 2009 yılının 3. ayında ise bu rakam 300 dolar düştü; tabii ithalatçı halinden çok memnundu. En büyük tonajdan en küçüğüne navlun günlük kira gelirlerinde 5 ve 1 O kat arası düşüş gözlenmiştir. Her segment kendi içinde tonajın büyüklüğüne, yeniliğine, klas ve sigortasının durumuna göre farklı etkileşim göstermiştir. 170 bin tonluk bir capsize yaş, model ve klasına göre ciddi gelir kaybına uğramıştır. Dünya ticaret filosu 2009 başı itibariyle 3'te 1 oranında Laid-Up durumuna geçmiştir. Binlerce gemi limanlarda işsiz kalmıştır. Pek çok armatör, operatör ve kiracının iflas etmesi sonucu zincirleme etki ile küçük firmalar da bu sürece girmiştir. Gemi inşa sanayi tüm maya kalktığınızda yüklü bir kıdem tazminatı vermek zorundasınız. Bir tersanemizde çalışan 60 yaşındaki işçi baş temsilcimiz, işveren 34 bin liralık kıdem tazminatını veremediği için çalışmaya devam ediyor. 34 bin liralık kıdem tazminatı verilemediği için işçimiz 2 bin lira maaşla işinin başında'.' "Kıdem tazminatını veremeden işçi çıkarmak zorunda kalındığında, sosyal patlamanın eşiğine geleceğiz. Çekirdek işçiyi taşeron işçi gibi kolayca işten çıkaramazsınız. Tazminatını almayan işçiyi kapının dışına koyamazsınız. Tersaneler gibi biz de sendika olarak eleman çıkarmak zorunda kaldık'.' dünyada mevcut işlerini tamamlayacak finansmanı bulamama sorunuyla karşılaştı. Küçük veya büyük yeni inşa tonaj siparişi, şu anda konuşulmamaktadır. Binlerce yetişmiş mühendis ve işçi, işsiz kalmıştır. Bunun yanında ülkemizde ve dünyada yarım kalmış pek çok tersane yatırımı mevcuttur. Kriz sebebiyle yeni inşanın dışında tamir, bakım, havuzlama gibi potansiyel işler de durmuştur'.' Bankalar kredi vermede isteksiz Krizpsikolojik olarak da yılgınlığa sebebiyet vermiştir. Özelikle sektöre sonradan giren benim de tanıdığım bir armatör, krizde yatırım yapmış, son aylardaki iyileşmeye rağmen gemilerini tekrar sefere koymaya cesaret ve teşebbüs etmemiştir. 'Bir daha denize yüzmeye dahi gitmem' şeklinde veciz bir ifade de bu süreçte ortaya çıkmıştır. Hem armatörler hem de tersanelerde nakit akışı durmuş, gemi giderlerini karşılamak için eksi bakiyeye geçilmiştir. Deniz taşımacılığında daha önceki yıllarda yaşanan olumsuzluklar daha çok dünya ticaretinin periyodik olarak azalmasından kaynaklanıyordu. Her şekilde bankada şartları yerine getirenler için imkanlar oluşturuluyordu. Yaşadığımız bu süreçte artık bankaların, küçük büyük tonaj ayırt etmeksizin ticaretin ihtiyacı olan finansal desteği vermede pek de istekli olmadığı, hatta bankasına göre çok isteksiz olduğu gözlemlenmektedir." Hükümetle görüşmelerin, bir araya gelerek toplu yapılması gerekir "Ne yapılabilir7 Devlet IMF'denborç-harç aldığı parayı, bu sektöre vermez; bu pembe bir beklenti. Bugünleri kestirerek sendika olarak 2008 yılının Aralık ayında Ulaştırma Bakanı ile bir görüşme yaptık. Görüşmemizde 'Bugün sektörden 3.500 kişi ayrıldı, gelecekte bu sayı 25 bin kişi olur' demiştik, maalesef sözlerimiz doğru çıktı. Bakan'dan tersanelerin elektrik, su, SSKve vergilerinin 2 yıl ötelenmesi, yarım kalan projeler için destek sağlanmasını istedik. Hükümetle görüşmelerin dernekler tarafından teker teker yapılması doğru değil..'.' tersane • ocak / şubat 201 O 13
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=