rındaki soru işaretlerinin, daha sürecin en başında giderilmesi doğru olur. SEÇ Planı, aslında şirketin yapacağı SEÇ yolculuğunun yol haritasını oluşturur. Mevcut durum tespiti sonrası şirket yöneticileri, işletmenin harita üzerinde nerede olduğunu tam olarak görürler. Sonra da nereye gitmek istediklerini, bir başka deyişle SEÇ hedeflerini belirlerler. İşte SEÇ Planı dediğimiz şey bu iki yer arasındaki yolculuğun kimler tarafından, ne kadar sürede ve hangi bütçe ile yapılacağının ana hatlarının belirlenmesi işlemidir. Ancak şirket SEÇ hedefleri belirlenirken çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü özkaynaklar ile uyumsuz, sektörün rekabet şartları ile örtüşmeyen veya ulaşılması zor hedefler, başarısızlık ihtimalini artırır. Ayrıca hedeflerin aylık, üç aylık ve yıllık olarak ulaşması gereken seviyelerinin önceden belirlenmiş ve takip edilebilir olması gerekir. Ara denetlenmeler ile bu yolculuğun nasıl gittiği izlenmeli ve raporlanmalıdır. Talimatlar, Fonnıtır, Kayıtlar Doğru SEÇ Uygulamaları SEÇ Planı uygulanırken en başta belirttiğimiz gibi, şirket üst yönetimi ile doğal liderlik özellikleri olan orta kademe yöneticiler SEÇ uzmanları ile sürekli iletişim halinde olmalıdır. Bunun en güzel yolu aylık SEÇ toplantıları ve yönetim ile birlikte yapılacak saha gezileridir. Toplantıların sekreterya işini SEÇ uzmanları yapar. Gündemi ve katılımcıları önceden anons eder, hedeflere ulaşma oranlarını ve denetleme sonuçlarını katılımcılarla paylaşır. Bu toplantılar SEÇ yolculuğunun nasıl gittiğini harita üzerinde incelemeyi sağlar. Yönetim saha gezileri ise, çalışma alanında nelerin değiştiğini görmemizi sağlar. SEÇsaha gezileri, yönetim ile mavi yakanın birbiri ile temas etmesine ve doğrudan görüş alışverişi yapılmasına imkan tanır. Ayrıca kişisel koruyucu malzemeleri ile iş sahasını gezen ve denetlemeler yapan üst düzey şirket yönetimi, çalışanlara bu konuya ne kadar önem verdiğinin mesajını verir. Motivasyon Kaynağımız Ne Olacak? Kısaca özetlemeye çalıştığım bu süreçler, zaman, emek ve para gerektiren işlerdir. Bu süreçlerin yaşanması için şirket sahiplerinin motivasyon kaynağı ne olacak?.. Ülkemiz SEÇtarihine baktığımız zaman, sadece hukuksal yaptırımların yeterli olmadığını söylemek yanlış olmaz. Bunun en somut örneklerinden birisi şu olabilir; "Umumi Hıfzısıhha" kanunu ile 50'den fazla personel çalıştıran işyerlerinde işyeri hekimi istihdam edilmesi, ilk olarak 1930 yılında zorunlu hale getirilmiştir. Aradan geçen 78 yıl süresince yürürlükte olan yasaya rağmen bugün, şirketlerin ancak yarısından biraz fazlası işyeri hekimi istihdam etmektedir. Bunun bir çok nedeni olabilir; ancak işverenin bu alana yatırdığı parayı, boşa giden bütçe olarak görmesi bence en önemli nedendir. Tersanelerde doğru SEÇ ugulamalarının aslında şirketlerin karlılığını artıran ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayan stratejik bir iş ortağı olarak algılanması bu süreci tersine döndürebilir. Şirketler kar etmek üzere kurulmuş organizasyonlardır. Doğru SEÇ uygulamalarının sağlık ve sigorta giderlerini azalttığı, tazminat ve ceza riskini düşürdüğü, rakamlar ile ölçülür hale geldiği zaman, yöneticilerin bu alana bakışları değişmeye başlayacaktır. Bu alandaki çalışmalar ispatlıyor ki kazalar ve meslek hastalıkları şirketlerin sürdürülebilir büyümelerinin önünde gerçek bir engeldir. Haksız Rekabet Engellenmeli Yanlış SEÇ uygulamaları sadece şirketler için değil, ülke için de ciddi kayıplar oluşturuyor. Türkiye'de 2005 yılında yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıklarının maliyeti 21 milyar YTL olmuştur (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan ve AB tarafından desteklenen İSAG Projesi sonucu açıklanan rakam). Ülkemizde yanlış SEÇ uygulamalarının cezalandırılması yanında, doğru çalışmalar yapan başarılı işletmelerin ödüllendirilmesi gerekir. Bu sayede, hem ülkenin gördüğü zarar azaltılmış, hem de bu alana yatırım yapmayan şirketler ile yapanlar arasındaki haksız rekabet engellenmiş olur. Gelişmiş ülkelerde doğru SEÇ uygulamalarının desteklenmesi tesadüfi değildir. Örnek Model... Tuzla tersaneleri yaklaşık bir yıldır, ölümlü iş kazaları nedeniyle kamuoyu önünde zor günler geçiriyor. Bakanlık denetlemeler yapmak üzere müfettiş gönderiyor, işçi sendikaları eylem çağrısında bulunuyor, tersane sahipleri danışmanlara, koruyucu malzemelere ve işçi eğitimlerine kaynak ayırıyor. Bunlara rağmen ölümlü iş kazaları olmaya devam ediyor. Demek ki bir yerlerde ciddi bir hata yapılıyor. GİSBİR kendi üyelerinin arasındaki uyumu ve güç birliğini sağlamanın yanında, işçi temsilcileri, kamu görevlileri ve bu alandaki uzmanları bir araya toplayacak bir oluşumu yapabilecek imkanlara sahip. Bu ortak platformda oluşacak uygulamaya dönük çözüm önerileri, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının engellenmesi için, belki de Türkiye'deki bütün sektörlerde uygulanabilecek doğru bir SEÇmodelini oluşturur. Hepinize sağlıklı ve kazasız günler dilerim ... -.., tersane • mayıs·haziran 2008 19
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=