Türkiye'nin, dünya gemi inşa sanayiinde ciddi bir fırsat yakaladığını, fakat bu fırsatı çok iyi değerlendiremediğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Deniz Ulaştırma, İşletme Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Dünya Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Necmettin Akten, ihraç edilen bazı gemilerde problemler yaşandığını vurguluyor. "Yarın dünya çapında bu arz-talep olağan dengesine oturduğunda, yani klasik yapımcılara yönelindiğinde o furyadaki hareketliliği yakalayabilmemiz bugünkü gibi kolay olabilir mi, bilemiyorum" diyen Akten, bu bağlamda tersanelerin rasyonel ve programa sadık iş yapmalarının önem kazandığını belirtiyor. Tersanelerin de önemli sorunları olduğunun altını çizen Prof. Dr. Necmettin Akten, bunların başında yan sanayiinin geldiğini ifade ediyor. Tersanelerin, makine veya radar gibi ithal ürünleri zamanında teslim alabilirlerse siparişlerini de zamanında yetiştirebileceklerini hatırlatan Akten, "Bu problemi çözecek örgütlenmeye gitmeleri gerekiyor. Tersanelerin, ortak malzeme ve sistem ihtiyaçlarını tek elden takip edecek bir örgüt oluşturulmalı. İş yalnızca gemi malzemelerini bir araya getirip kurarak yapıyı yüzer hale getirmekle bitmiyor. Gemi yan sanayi, gemi inşa sanayiinin aynı zamanda yürütücü motoru. Ne zaman ki Türkiye, gemi motorlarını kendi imal eder, elektronik cihazları ve otomasyon sistemlerinin üretilmesini geliştirir, o zaman marka olma yolunda önemli ve geri dönülmez adımlar atmaya başlar." diyor. Akten şu ifadeleri kullanıyor: Tuzla dışında tersane kurulması kaçınılmaz oldu "Türkiye, üç tarafı suyla çevrili bir ülke olduğu için denizle yaşamaya mahkum. Ticaretimizin yüzde 90'ını deniz yoluyla yapıyoruz. Deniz yoluyla dış ticaret yapmanın temel koşulu gemi ve limandır. Dolayısıyla geminin hat tutabilmesi, çok sayıda limana uğrak yapabilmesi gemi sayısının çokluğuyla mümkün oluyor. Ancak gemi sayısını çoğaltmanın önemli koşullarından birisi, tersanelerin varlığını gündeme taşıyor. Tersane olmayan bir yerde gemi yapılması mümkün değil. Madem ki her yeri suyla çevrilmiş bir ülkeyiz, dış ticaretimizin yüzde 90'ı denizle yapılıyor, öyleyse gemilerin çoğaltılabilmesi, bir anlamda da yerli gemi sanayiinin var olması ve geliştirilmesiyle mümkün. Türkiye bu yönde daha önce çoklukla kamu eliyle yapılan ve sonrasında özel sektör aracılığıyla gelişen bir sektör yarattı. Tersaneler Haliç'ten Tuzla'ya taşındı. O tersanelerin bir çatı altında toparlanması, bir organize sanayi bölgesine sokulması hayırlı bir hareketti. Yan sanayiini Karaköy'den Tuzla'ya taşıdı. Kalifiye iş gücü o bölgede toplandı. Dünyadaki gelişmeler de aynı istikamette. Fakat Tuzla, kısıtlı bir alan olduğu için yeni tersanelere imkan vermiyordu. Dolayısıyla Tuzla dışında da tersane kurulması kaçınılmaz oldu. İzmit Körfezi'nde, Yalova'da ve İzmir'de yeni tersane bölgeleri oluşturuldu ya da oluşturuluyor. Umarım bu gelişmeler Türkiye'nin denize açılmasını, tersanelerdeki kaliteyi yükseltir ve imalat sürecini kısaltır. Fakat devlet gemi yan sanayii içinde de gereken özendirici adımları atmalı ... " Tersanelerin bir çoğu başarısız olabilir! "Karadeniz kıyılarında da neredeyse sayısal olarak yeni bir Tuzla doğuyor. Tersane deyip geçmemek gerek; tersane on binlerce kalem değişik malzemenin birbirine monte edilerek yüzer bir yapı haline getirildiği bir 'üretimhane'. Burada teknolojilere teknoloji eklemek, insanoğlunun ve ticaretin gereksinimi doğrultusunda yeni gemi çeşitleri yaratmak olası; yeter ki planlanmış olsun ... Çok sayıda tersane açılması dünyadaki gidişatın ve navlun ihtiyacın artmasının doğal bir sonucu. Armatörlerin yeni tersane arayışı, Türkiye'yi de gündeme taşıdı. Yurtdışından daha çok sipariş alınabilmesi, belli yatırımcıların iştahını kabarttı ve Ulaştırma Bakanlığı'na gemi yapım tesisleri için müracaatta bulundular. Karadeniz'de iki yıl içinde, Tuzla'da kurulu olan organize sanayi bölgesi kadar gemi yapım tesisleri serpiştiriliyor. Bunlar güzel gelişmeler ama tersane olabilmenin belli koşulları var. Projesi, teknik kadrosu, işçiliği. .. Kötü bir kaynak işçisi o tersanenin sonu olur. Bu tersanelerin birçoğu başarısız olabilir. Bir sektör problemleri olan ürünler üretiyorsa o sektörün çok fazla geleceği olmaz. Devlet kurumlarının denetimi şart... Yabancı siparişlerde hukuki sorunlar yaşanıyor. Gemi inşa sanayiimizin dışarıya açılma konusundaki geleceğini biraz sıkıntılı görüyorum ..." ..,,,, tersane • mart-nisan 2008 35
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=